<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Gurbuz.org &#187; Hastaliklari</title>
	<atom:link href="http://www.gurbuz.org/etiket/hastaliklari/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.gurbuz.org</link>
	<description>Sağlık, Teknoloji, Güzellik, Zayıflama, Cilt Bakımı, Tatil Blogunuz</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Feb 2012 21:54:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Malin Hastaliklari ve MRP1</title>
		<link>http://www.gurbuz.org/malin-hastaliklari-ve-mrp1.html</link>
		<comments>http://www.gurbuz.org/malin-hastaliklari-ve-mrp1.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 Oct 2010 21:56:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Hastaliklari]]></category>
		<category><![CDATA[Malin]]></category>
		<category><![CDATA[MRP1]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gurbuz.org/malin-hastaliklari-ve-mrp1.html</guid>
		<description><![CDATA[Malin Hastalıklarda MRP1Tomas ve arkadaşı tarafından insitu hibridizasyon mRNA kullanarak tümör epitelinde gösterilen negatif bir hibridizasyon sinyalinin majör bileşeni olan normal epitelde MRP1 ekspresyonu yüksek olarak belirlenmiştir. Son zamanlarda yapılan bir çalışmada 100 NSCLC tümörünün hepsinde MRP1 pozitifdir. Ek olarak ekspresyon düzeyi normal bronşial ve DNA diploid karsinoma hücreleri karşılaştırıldığında, DNA anoploidilerde üç kat yüksek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:verdana;"><strong>Malin Hastalıklarda MRP1<br /></strong><br />Tomas ve arkadaşı tarafından insitu hibridizasyon mRNA kullanarak tümör epitelinde gösterilen negatif bir hibridizasyon sinyalinin majör bileşeni olan normal epitelde MRP1 ekspresyonu yüksek olarak belirlenmiştir. Son zamanlarda yapılan bir çalışmada 100 NSCLC tümörünün hepsinde MRP1 pozitifdir. Ek olarak ekspresyon düzeyi normal bronşial ve DNA diploid karsinoma hücreleri karşılaştırıldığında, DNA anoploidilerde üç kat yüksek bulunmuş ve bu bağlantıyla MRP1 geni 16.kromozoma lokalize edilmiştir. MRP1’in aşırı ekspresyonu, NSCLC hastalarına uygulanan kemoterapide intrinsik direncin önemli bir faktörü olabileceği belirtilmiştir.</p>
<p>Yüksek MRP1 ekspresyonunun apopitozun artmasıyla sonuçlanabileceği verapamil deneyleriyle, MRP1 transfekte edilmiş bebek hamster böbreklerinde gösterilmiştir. Verapamilin apopitoz yapıcı ajan gibi rol oynadığı deneyde MRP1 negatif hücreler ve mutant MRP1 transfekte edilmiş kontrol hücreleri karşılaştırılmış, bu duruma MRP1 tarafından GSH&#8217;ın taşınması sırasında hücre içi GSH&#8217;ın azalması eşlik etmiştir. Aslında ekstraselüler GSH miktarının yükselmesi ile hücreyi ölümden koruyan mekanizmanın, MRP1 pozitif tümörlerin tedavisi için değerli olabileceği ortaya sürülmüştür.</p>
<p>Akciğer kanser hücrelerinde, ALL’de, HL60 kanser hücre soyunda MRP1 gen ifade düzeyleri yüksek olarak tespit edilmiştir (Van der Kolk DM 1998, PEC M. K. 2002, Burger H 1994). MRP1 gen ifade düzeyleri, kolon karsinoma hücre soyu olan HT29 hücrelerinde normal kolon hücrelerinden 40 kat daha fazla, fonksiyonu ise 2 kat daha hızlı bulunmuştur (KOK J.W. 2000). Glioma’da da MRP1 gen ifadesi bildirilmiştir (Calatozz C. 2005). AML’de MRP1 gen ifade seviyeleri yüksek bulunmuş ve tedavi ile ilşkilendirilmiştir</span>
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7447880682415753820-8982329348871644929?l=zehirlenme.blogspot.com' alt='' /></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gurbuz.org/malin-hastaliklari-ve-mrp1.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÖZEL DURUMLARDA ANESTEZİ ( KARACİĞER HASTALIKLARI ) – Anestezi Teknisyenlerine – Paylaşım.14 / ( 26.2.2008 )</title>
		<link>http://www.gurbuz.org/ozel-durumlarda-anestezi-karaciger-hastaliklari-%e2%80%93-anestezi-teknisyenlerine-%e2%80%93-paylasim-14-26-2-2008.html</link>
		<comments>http://www.gurbuz.org/ozel-durumlarda-anestezi-karaciger-hastaliklari-%e2%80%93-anestezi-teknisyenlerine-%e2%80%93-paylasim-14-26-2-2008.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 07 Oct 2010 19:00:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[26.2.2008]]></category>
		<category><![CDATA[Anestezi]]></category>
		<category><![CDATA[DURUMLARDA]]></category>
		<category><![CDATA[Hastaliklari]]></category>
		<category><![CDATA[KARAÇİĞER]]></category>
		<category><![CDATA[ÖZEL]]></category>
		<category><![CDATA[Paylaşım.14]]></category>
		<category><![CDATA[Teknisyenlerine]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gurbuz.org/ozel-durumlarda-anestezi-karaciger-hastaliklari-%e2%80%93-anestezi-teknisyenlerine-%e2%80%93-paylasim-14-26-2-2008.html</guid>
		<description><![CDATA[KARACİĞER HASTALIKLARINDA ANESTEZİ Bu hastalarda var olan tıbbi sorunlar : Pıhtılaşma yetersizliğiElektrolit denge bozukluklarıDüşük kolinesteraz düzeyiİlaç metabolizmasında azalmaHipoalbuminemiHepatik siroz,artmış kalp debisi,kalp yetmezliği gelişimi ,düşük dolaşım zamanı,batında asit ( sıvı ),artmış karın içi basıncı sık gözlenen bulgulardır. Uyarı : Tüm bu sebeplerden dolayı ansetezik ajan dozlarını düşük değerlerde kullanın. Bu hastalarda lokal anestezik toksisiste riski artmıştır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<div><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5171366663965421602" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="images ÖZEL DURUMLARDA ANESTEZİ ( KARACİĞER HASTALIKLARI  )   Anestezi Teknisyenlerine   Paylaşım.14 / ( 26.2.2008 )" src="http://3.bp.blogspot.com/_GSq3BiX2naA/R8RilPD0sCI/AAAAAAAAAYU/DfT882-OPgg/s320/images.jpg" border="0" title="ÖZEL DURUMLARDA ANESTEZİ ( KARACİĞER HASTALIKLARI  )   Anestezi Teknisyenlerine   Paylaşım.14 / ( 26.2.2008 )" /><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5171366857238949938" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="ges ÖZEL DURUMLARDA ANESTEZİ ( KARACİĞER HASTALIKLARI  )   Anestezi Teknisyenlerine   Paylaşım.14 / ( 26.2.2008 )" src="http://4.bp.blogspot.com/_GSq3BiX2naA/R8RiwfD0sDI/AAAAAAAAAYc/Xjg-A078puc/s320/ges.jpg" border="0" title="ÖZEL DURUMLARDA ANESTEZİ ( KARACİĞER HASTALIKLARI  )   Anestezi Teknisyenlerine   Paylaşım.14 / ( 26.2.2008 )" /></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div><span style="color:#ff6666;">KARACİĞER HASTALIKLARINDA ANESTEZİ</span></div>
<p><span style="color:#ff6666;"></span><br /><span style="color:#ff6666;"></p>
<div align="justify"></span><br /><span style="font-size:130%;color:#ffff00;">Bu hastalarda var olan tıbbi sorunlar :</span></div>
<div align="justify"><span style="font-size:130%;color:#ffff00;">Pıhtılaşma yetersizliği<br />Elektrolit denge bozuklukları<br />Düşük kolinesteraz düzeyi<br />İlaç metabolizmasında azalma<br />Hipoalbuminemi<br />Hepatik siroz,artmış kalp debisi,kalp yetmezliği gelişimi ,düşük dolaşım zamanı,batında asit ( sıvı ),artmış karın içi basıncı </span></div>
<div align="justify"><span style="font-size:130%;color:#ffff00;"></span></div>
<div align="justify"><span style="font-size:130%;color:#ffff00;">sık gözlenen bulgulardır.</p>
<p>Uyarı :</span></div>
<div align="justify"><span style="font-size:130%;color:#ffff00;">Tüm bu sebeplerden dolayı ansetezik ajan dozlarını düşük değerlerde kullanın.</span></div>
<div align="justify"><span style="font-size:130%;color:#ffff00;">Bu hastalarda lokal anestezik toksisiste riski artmıştır.</span></div>
<div align="justify"><span style="font-size:130%;color:#ffff00;">Barbütirat ve narkotiklerin karaciğer yıkımı yavaştır.</span></div>
<div align="justify"><span style="font-size:130%;color:#ffff00;">Non depolarizan ilaçlara karşı direnç artmıştır.Yüksek dozlarında kullanımı , yıkımını gecikir.Atracrıum = tracrıum tercih sebebidir.</span></div>
<div align="justify"><span style="font-size:130%;color:#ffff00;">Plasma kolinesteraz azalmasına bağlı listenon yıkımının uzamasına dikkat!</span></div>
<p><span style="font-size:130%;"></p>
<div align="justify"><span style="color:#ffff00;">Aşağıdaki durumlarda elektif ve veya bekletilebilir yarı acil vaka ertelenmelidir:</span></div>
<div align="justify"><span style="color:#ffff00;">Akut viral hepatit ( anestezi ve cerrahi mortalitesi artar )<br />Kronik hepatitin akut atağında<br />Akut alkolik karaciğerde</p>
<p>İstenen rutin zorunlu tetkikler ;</span></div>
<div align="justify"><span style="color:#ffff00;">Serum bilirübinleri<br />Pıhtılaşma faktörleri<br />Serum proteinleri<br />Trombosit sayımı<br />SGOT,SGPT,GGT – karaciğer fonk.testleri ( transaminazların &#8211; bu testin normale dönmesi en az beklenecek parametredir )</p>
<p>Önlemler :</span></div>
<div align="justify"><span style="color:#ffff00;">Varsa asit baz ve elektrolit denge bozukluklarını düzeltin<br />Pıhtılaşma bozukluklarını tedavi edin ( taze donmuş plazma )<br />Halotandan kaçının ,<br />Hipertansiyona fırsat vermeyin<br />Olası kan kaybını erkenden yerine koyun<br />İnfüzyonda serum glukoz asıl mayii olmalıdır ( enerji – glikojen depolamasından ) ,hipoglisemi varsa tedavi edilir.<br />Karaciğer kan akımında azalma ( kanama , kompres – bası ) var olan hasarı arttırır.<br />Asit varsa diet ve diüretikle tedavi edilir.<br />Bu hastalarda hepatorenal sendrom denen karaciğer ve akut böbrek yetmezliği sık gelişir. </span></div>
<div align="justify"><span style="color:#ffff00;">Özellikle sirozda hipotermiye duyarlılık artar.<br />İdrar çıkışı saatlik 50 mlt. üzerinde tutulur.<br />Karaciğer kist hidatik te sıvı başalımında periton boşluğuna kaçan sıvı,anaflaksiye neden olabilir..</span></div>
<div align="justify"><span style="color:#ffff00;">Volatil anestezikler karaciğer kan akımını azaltır. Volatil anestetikler hepatik disfonksiyonda kullanılabilir. Anestezi için uygun ajan seçilirken metabolizması yanında mutlaka hepatotoksik olup olmadığına ve karaciğer kan akımını etkileyip etkilemediğide göz önünde bulundurulmalıdır.</span></div>
<div align="justify"><span style="color:#ffff00;">Rejional anestezide de bu azalma % 20 den fazladır. Dikkat !</span></div>
<div align="justify"><span style="color:#ffff00;">Karaciğer yetmezliğine bağlı ensefalopati ( şuur bulanıklığı ve komaya giden bir durumdur ) görülebilir.<br />Propofol ajan olarak sirozda iyi tolere edilir.<br />Her 1 lt asit sıvısı çekilmesi için en az 50 mlt %25’lik albümin verilmelidir,<br />Kanamalarda taze kan seçin.</span></div>
<div align="justify"><span style="color:#ffff00;">Akut alkol alımı myokardı deprese edici etkiye sahiptir. Kronik alkolizm ise kardiyomyopati yapabilir ve bu da ciddi ventriküler aritmi ile birliktedir. Alkol ayrıca immün savunma sisteminide bozar.</span></div>
<div align="justify"><span style="color:#ffff00;">Anestezi seçiminde şu konu çok önemlidir :</span></div>
<div align="justify"><span style="color:#ffff00;">Anestezi sırasında hepatik arteriyel kan akımının korunması ve kullanılan ajanların potansiyel zararlı etkilerinden kaçınılması hepatik fonksiyon açısından oldukça önem taşır.<br />Opioid ilavesi volatil ajan gereksinimini azaltır,ancak solunum depresyonunu unutmayın .<br />Per op. yeterli mayiye rağmen,idrar çıkımı az ise mannitol veya düşük doz dopamin düşünülmelidir.</span></span></div>
<div align="justify"><span style="font-size:130%;color:#ffff00;"></span></div>
<div align="justify"><span style="font-size:130%;color:#ffff00;"></span></div>
<div align="justify"><span style="color:#ffff00;"></span></div>
<div align="justify"><span style="font-size:130%;color:#ffff00;"></span></div>
</div>
<p><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5171369713392201794" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="image00225elzy3 ÖZEL DURUMLARDA ANESTEZİ ( KARACİĞER HASTALIKLARI  )   Anestezi Teknisyenlerine   Paylaşım.14 / ( 26.2.2008 )" src="http://1.bp.blogspot.com/_GSq3BiX2naA/R8RlWvD0sEI/AAAAAAAAAYk/K895znIRz_M/s320/image00225elzy3.gif" border="0" title="ÖZEL DURUMLARDA ANESTEZİ ( KARACİĞER HASTALIKLARI  )   Anestezi Teknisyenlerine   Paylaşım.14 / ( 26.2.2008 )" /></p>
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1643550506341647393-5676633654776164708?l=anestezi-line.blogspot.com' alt='' title="ÖZEL DURUMLARDA ANESTEZİ ( KARACİĞER HASTALIKLARI  )   Anestezi Teknisyenlerine   Paylaşım.14 / ( 26.2.2008 )" /></div>
<h4>İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar</h4>
<ul class="st-related-posts">
<li>Tetanoz Nedir Aşısı Belirtileri Tetanozun Belirtileri Nelerdir</li>
<li>Meniere Hastalığı</li>
<li>Meksika Biberiya Zayıflama Hapı Nedir?</li>
<li>Kızlık Zarı ne Zaman Nasıl Bozulur ? &#8211; Kızlık Zarı</li>
<li>Kesikler</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gurbuz.org/ozel-durumlarda-anestezi-karaciger-hastaliklari-%e2%80%93-anestezi-teknisyenlerine-%e2%80%93-paylasim-14-26-2-2008.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları</title>
		<link>http://www.gurbuz.org/endokrinoloji-ve-metabolizma-hastaliklari.html</link>
		<comments>http://www.gurbuz.org/endokrinoloji-ve-metabolizma-hastaliklari.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Sep 2010 21:59:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Endokrinoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Hastaliklari]]></category>
		<category><![CDATA[METABOLİZMA]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gurbuz.org/endokrinoloji-ve-metabolizma-hastaliklari.html</guid>
		<description><![CDATA[İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar No related posts.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4632840881897046308-6269820649915270799?l=bursadoktorlarrehberi.blogspot.com' alt='' title="Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları" /></div>
<h4>İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar</h4>
<ul class="st-related-posts">
<li>No related posts.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gurbuz.org/endokrinoloji-ve-metabolizma-hastaliklari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuk Sağlığı Hastalıkları</title>
		<link>http://www.gurbuz.org/cocuk-sagligi-hastaliklari.html</link>
		<comments>http://www.gurbuz.org/cocuk-sagligi-hastaliklari.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Sep 2010 21:54:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[ÇOCUK]]></category>
		<category><![CDATA[Hastaliklari]]></category>
		<category><![CDATA[Sagligi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gurbuz.org/cocuk-sagligi-hastaliklari.html</guid>
		<description><![CDATA[ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİTIP FAKÜLTESİÇOCUK KARDİYOLOJİSİ BİLİM DALI&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.PROF. DR. ERGÜN ÇİL 1956 yılında Kastamonu&#8217;da doğdu. Babası emekli ilkokul öğretmeni. Bu nedenle ilköğrenimini Kastamonu&#8217;da farklı köy okullarında, orta öğrenimini ise İstanbul&#8217;da yaptı. İstanbul Tıp Fakültesi&#8217;ni 1981 yılında bitirdi. Bolu-Kıbrıscık&#8217;ta 1 yıl, Sakarya-Akyazı&#8217;da 2 yıl çalıştı, Erzurum-Kandilli&#8217;de yedek subay olarak askerlik yaptı. Uludağ Üniversitesi, Tıp Fakültesi&#8217;nde Çocuk Sağlığı ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİTIP FAKÜLTESİ<br />ÇOCUK KARDİYOLOJİSİ BİLİM DALI</strong><br /><img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 313px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_J7ViEDhTpXw/ShXVFatROCI/AAAAAAAAE8k/LZl20Vm07iM/s320/RTEmagicC_kat4.jpg" border="0" alt="RTEmagicC kat4 Çocuk Sağlığı Hastalıkları" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5338407222362847266" title="Çocuk Sağlığı Hastalıkları" /><br /><strong>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.</strong><br /><img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 170px; height: 209px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_J7ViEDhTpXw/ShXUcBPm2CI/AAAAAAAAE8c/3qJJXnAWWJA/s320/PROF.+DR.+ERG%C3%9CN+%C3%87%C4%B0L.jpg" border="0" alt="PROF.+DR.+ERG%C3%9CN+%C3%87%C4%B0L Çocuk Sağlığı Hastalıkları" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5338406511152912418" title="Çocuk Sağlığı Hastalıkları" /><strong>PROF. DR. ERGÜN ÇİL </strong>1956 yılında Kastamonu&#8217;da doğdu. Babası emekli ilkokul öğretmeni. Bu nedenle ilköğrenimini Kastamonu&#8217;da farklı köy okullarında, orta öğrenimini ise İstanbul&#8217;da yaptı. İstanbul Tıp Fakültesi&#8217;ni 1981 yılında bitirdi. Bolu-Kıbrıscık&#8217;ta 1 yıl, Sakarya-Akyazı&#8217;da 2 yıl çalıştı, Erzurum-Kandilli&#8217;de yedek subay olarak askerlik yaptı. Uludağ Üniversitesi, Tıp Fakültesi&#8217;nde Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ihtisası, Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi&#8217;nde Çocuk Kardiyoloji üst ihtisası yaptı. </p>
<p>1995&#8242;te doçent, 2001&#8242;de profesör oldu. Halen Uludağ Üniversitesi, Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı&#8217;nda Çocuk Kardiyoloji Bilim Dalı Başkanlığı görevini sürdürmektedir. </p>
<p>Evli ve iki kız babasıdır. Ders anlatmak en büyük zevklerinden olup müzik dinlemek, kitap okumak, tenis ve masa tenisi oynamak hobileri arasındadır. İlgilendiği konular tarih, arkeoloji, mitoloji, felsefe ve psikolojidir. </p>
<p>Aslı ODTÜ elk-elektronik müh. mezunu, Almanya Aachen Ün.de master yaptı, Amsterdam&#8217;da Cisco elektronik şirketinde çalışmakta. İpek ise Bahçeşehir ün. hazırlık sınıfı öğrencisi.  </p>
<p>İngilizce olarak yayınlanmış 32, Türkçe olarak yayınlanmış 59 makalesi olup, bunlar yurtdışında yayınlanmış çeşitli dergilerde ve kitaplarda toplam 55 kez site edilmiştir.</p>
<p><strong>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.</strong><br /><img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 150px; height: 186px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_J7ViEDhTpXw/ShXcejA8agI/AAAAAAAAE88/W1U5Yukgj3o/s320/Uzm.+Dr.+Evren+Semizel.jpg" border="0" alt="Uzm.+Dr.+Evren+Semizel Çocuk Sağlığı Hastalıkları" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5338415350670977538" title="Çocuk Sağlığı Hastalıkları" /><strong>Uzm. Dr. Evren Semizel</strong><br />Balıkesir, Susurluk doğumlu. Hacettepe Üniversitesi, İngilizce Tıp Fakültesinden 1996 yılında mezun oldu. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları uzmanlığını da Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalında 2002 yılında tamamladı. 2002’de Uludag Universitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Kardiyoloji Bilim Dalında pediatrik kardiyoloji yan dal araştırma görevliliğine başladı. Yabancı dili İngilizce olup, 9 yabancı, 9 türkçe yayını mevcut. <br />Tel: 0.224.295 0 450,   evsem1@yahoo.co.uk</p>
<p><strong>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.</strong><br /><img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 150px; height: 179px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_J7ViEDhTpXw/ShXcOHpTNuI/AAAAAAAAE80/QgZzqUpnA5A/s320/Do%C3%A7.+Dr.+%C3%96zlem+Bostan.jpg" border="0" alt="Do%C3%A7.+Dr.+%C3%96zlem+Bostan Çocuk Sağlığı Hastalıkları" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5338415068446144226" title="Çocuk Sağlığı Hastalıkları" /><strong>Doç. Dr. Özlem Bostan</strong><br />Balıkesir doğumlu. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimini Balıkesir’de tamamladı. Erciyes Üniversitesi, Tıp Fakültesinden 1988&#8242;da mezun oldu. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim dalından 1994&#8242;de uzmanlığını aldı. İki yıl İnebolu Devlet Hastanesinde Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı olarak çalıştı. 1996&#8242;da Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Kardiyoloji Bilim dalında yan dal ihtisasına başladı. Çocuk Kardiyoloji Uzmanı olduktan sonra aynı bölümde yardımcı doçent olarak üç yıl çalıştı. 2006&#8242;da doçent ünvanını aldı.<br />Tel:0.224.2950450    ombostan@uludag.edu.tr<br /><strong>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.</strong><br /><strong>U.Ü TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ <br />ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI DOKTORLARI</strong><br /><strong>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.</strong><br />PROF.DR.MEHMET SAİT OKAN<br />PROF.DR.ÖMER FARUK TARIM<br />PROF.DR.ÜNSAL GÜNAY<br />PROF.DR.NİHAT SAPAN<br />PROF.DR.ERGUN ÇİL<br />PROF.DR.MUSTAFA K.HACIMUSTAFAOĞLU<br />PROF.DR.NİLGÜN KÖKSAL<br />PROF.DR.SARA ŞEBNEM KILIÇ<br />PROF.DR.ADALET MERAL GÜNEŞ<br />PROF.DR.TANJU BAŞARIR ÖZKAN<br />DOÇ.DR.BETÜL BERRİN SEVİNİR<br />DOÇ.DR.OSMAN DÖNMEZ<br />DOÇ.DR.ÖZLEM MEHTAP BOSTAN<br />YRD.DOÇ.DR.YAKUP CANITEZ<br />YRD.DOÇ.DR.HALİL SAĞLAM <br />YRD.DOÇ.DR.SOLMAZ ÇELEBİ<br />UZM.DR.HİLAL ÖZKAN<br />UZM.DR.EVREN SEMİZEL<br />UZM.DR.BİROL BAYTAN<br />UZM.DR.ÖZLEM ÖZTÜRK ÖZDEMİR <br />UZM.DR.OĞUZHAN DURMAZ <br />UZM.DR.METİN DEMİRKAYA<br />UZM.DR.MERİH ÇETİNKAYA<br />UZM.DR.GÜLİN ERDEMİR<br />UZM.DR.ERDAL EREN<br />DR.YASİN KARALI<br />DR.AYŞE SUMRU USLU KAVURT<br />DR.SEHER TÜKENMEZ ÇAKIR<br />DR.ESRA TUNCER<br />DR.AYSUN NEDİME BEYAZIT<br />DR.KADRİ KAMBER<br />DR.ŞAHİN ERDÖL<br />DR.NALAN YILDIZ<br />DR.NECLA YÜCE<br />DR.OKAN AKACI<br />DR.ZUHAL YILDIRIM<br />DR.BÜLENT KAYIK<br />DR.MEHMET AĞIN<br />DR.YÜCEHAN ALBAYRAK<br />DR.FATİH DEMİRTAŞ<br />DR.ALİ ÖZBOYACI<br />DR.HANDAN AKKUŞ<br />DR.KEZBAN İPEK<br />DR.SEVGEN TANIR<br />DR.LATİFE AYTEKİN<br />DR.EVREN BAŞARAN<br />DR.MELİHA DEMİRAL<br />DR.ŞENAY YAPICI<br />DR.GÖNÜL BAYRAM<br />DR.RIFAT CAN ÖZTÜRK<br />DR.MUZAFFER OCAK<br />DR.AYSEL ZENGİN<br />DR.NURCAN BULUR<br />DR.YAHYA GÜL<br />DR.MERYEM ÇETİN<br />DR.NİHAL SARGIN<br />DR.ÜLKÜ GÜL<br />DR.RAMAZAN ÖZDEMİR <br />DR.MUHİDDİN BODUR<br />DR.ENES SALI<br />DR.ŞAHİN SİNCAR<br />DR.HANİFE HEKİM<br />DR.KENAN İSTANBULLU<br />DR.GÖZDE GÖZÜOĞLU<br />DR.MELEK ÖZDENER<br />DR.MUSTAFA ÖZEL<br />DR.NİLAY GÜNEŞ<br />DR.MERYEM BAKIR<br />DR.BURÇİN ERGELEN<br />DR.CENGİZ YENİGÜL</p>
<p>Adres : Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı <br />Görükle / BURSA<br />Hastane Tel : (+90 224) 295 00 00<br />Hastane Genel E.posta  : suam@uludag.edu.tr</p>
<p><strong>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.</strong><br /><strong>U.Ü TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ ÇOCUK PSİKİYATRİSİ DOKTORLARI</strong><br /><strong>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.</strong><br />YRD.DOÇ.DR.YEŞİM TANELİ<br />DR.HACER RÜZGAR<br />DR.MAHMUT DEMİR<br />DR.ERMAN ESNAFOĞLU<br />DR.ÖZGÜR DENİZ<br />DR.EMEL SARI GÖKTEN<br />DR.ALGUN TÜFEKÇİ<br />DR.ERDEM BEYOĞLU<br />DR.NUSRET SOYLU<br />DR.DİNÇER YILMAZ<br />DR.CANAN YUSUFOĞLU<br />DR.A.HAMDİ ALPASLAN<br />DR.ALİ GÜVEN KILIÇOĞLU<br />DR.HÜSEYİN USLU<br />DR.SELCEN ESENYEL<br />DR.MEHMET ERDEM UZUN<br />DR.ESİN GÜNEY</p>
<p>Adres : Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı <br />Görükle / BURSA<br />Hastane Tel : (+90 224) 295 00 00<br />Hastane Genel E.posta  : suam@uludag.edu.tr<br /><strong>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.</strong></p>
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4632840881897046308-1178816054988310207?l=bursadoktorlarrehberi.blogspot.com' alt='' title="Çocuk Sağlığı Hastalıkları" /></div>
<h4>İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar</h4>
<ul class="st-related-posts">
<li>Tüp Bebek , Tüp Bebek Merkezi</li>
<li>Kumda yürümek düz tabanlığı önlüyor</li>
<li>İBRAHİM SARAÇOĞLUNDAN GÖZ TANSİYONU VE KALP BÜYÜMESİ İÇİN DOMATES SUYUKÜRÜ</li>
<li>Alzheimer&#8217;a sütle tedavi</li>
<li>Uykuda Diş Sıkma Gıcırdatma Depresyon Sebebi Bruksizm</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gurbuz.org/cocuk-sagligi-hastaliklari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cilt-Deri-Dermatoloji Ve Zührevi Hastalıkları</title>
		<link>http://www.gurbuz.org/cilt-deri-dermatoloji-ve-zuhrevi-hastaliklari.html</link>
		<comments>http://www.gurbuz.org/cilt-deri-dermatoloji-ve-zuhrevi-hastaliklari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 Sep 2010 04:00:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[CiltDeriDermatoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Hastaliklari]]></category>
		<category><![CDATA[Zührevi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gurbuz.org/cilt-deri-dermatoloji-ve-zuhrevi-hastaliklari.html</guid>
		<description><![CDATA[BURSA DEVLET HASTANESİ CİLT HASTALIKLARI UZMANLARIDr.Selma BeşerDr.A.Nur SaygıDr.Emine TunçDr.E.Ümran OkumuşDr.Z.Gökşin BaharDr.Turan MoğolkoçDr.Gönül KolsuzDr.Fatma Şahan Hastane Adı: Bursa Devlet Hastanesi Telefon: (0224) 220 00 20 Faks: (0224) 220 04 77 Adres: Bursa Devlet Hastanesi Hasta Yurdu Cad İlçe: OSMANGAZİ İl: BURSA Email: bilgi@bursadevlethastanesi.gov.tr Web Sitesi: www.bursadevlethastanesi.gov.tr &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. U.Ü TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ DERMATOLOJİ DOKTORLARI PROF.DR.HAYRİYE SARICAOĞLUPROF.DR.ŞÜKRAN TUNALIDOÇ.DR.EMEL [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>BURSA DEVLET HASTANESİ CİLT HASTALIKLARI UZMANLARI</strong><br />Dr.Selma Beşer<br />Dr.A.Nur Saygı<br />Dr.Emine Tunç<br />Dr.E.Ümran Okumuş<br />Dr.Z.Gökşin Bahar<br />Dr.Turan Moğolkoç<br />Dr.Gönül Kolsuz<br />Dr.Fatma Şahan</p>
<p>Hastane Adı: Bursa Devlet Hastanesi  <br />Telefon: (0224) 220 00 20 <br />Faks: (0224) 220 04 77 <br />Adres: Bursa Devlet Hastanesi Hasta Yurdu Cad <br />İlçe: OSMANGAZİ <br />İl: BURSA  <br />Email: bilgi@bursadevlethastanesi.gov.tr  <br />Web Sitesi: www.bursadevlethastanesi.gov.tr <br /><strong>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.</strong></p>
<p><strong>U.Ü TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ DERMATOLOJİ DOKTORLARI</strong></p>
<p>PROF.DR.HAYRİYE SARICAOĞLU<br />PROF.DR.ŞÜKRAN TUNALI<br />DOÇ.DR.EMEL BÜLBÜL BAŞKAN<br />YRD.DOÇ.DR.KENAN AYDOĞAN<br />DR.GÜLÇİN ALKAN AYAR<br />DR.HATİCE ERDEM<br />DR.AYŞEGÜL GÖÇER TURAN<br />DR.HAKAN TURAN<br />DR.ZÜBEYDE BAŞAR<br />DR.HANİFE ZERRİN YAZICI<br />DR.MEDİHA YILMAZ<br />DR.ŞENAY YILDIZ<br />DR.SEVGÜL VATANSEVER<br />DR.SERKAN YAZİCİ <br />DR.SEVİL OVALI</p>
<p>Adres : Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı <br />Görükle / BURSA<br />Hastane Tel : (+90 224) 295 00 00<br />Hastane Genel E.posta  : suam@uludag.edu.tr</p>
<p><strong>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.</strong><br /><strong>ÇEKİRGE DEVLET HASTANESİ DERİ VE ZÜHREVİ HASTALIKLARE DOKTORLARI</strong></p>
<p>Uzm.Dr.Abdullah KAN<br />Uzm.Dr.Adnan ÖBEK<br />Uzm.Dr.Ayşe AKBULUT<br />Uzm.Dr.Ş Songül ÇETİN </p>
<p>KURUM ADRESİ:<br /><strong>Çekirge Devlet Hastanesi</strong><br />Hüdavendigar Mah. Hat Caddesi No:4<br />Osmangazi – BURSA<br />Telefon: 0 (224) 239 36 36</p>
<p><strong>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.</strong></p>
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4632840881897046308-964014562031427701?l=bursadoktorlarrehberi.blogspot.com' alt='' title="Cilt Deri Dermatoloji Ve Zührevi Hastalıkları" /></div>
<h4>İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar</h4>
<ul class="st-related-posts">
<li>Tıbbi Genetik-Tıbbi Biyoloji</li>
<li>Nefroloji ve Diyaliz Doktorları</li>
<li>İmmunoloji &#8211; Alerji ve Bağışıklık Hastalıkları</li>
<li>TV&#8217;yi 7 metreden seyredin ceple 30 saniye konuşun!</li>
<li>Tüp Bebek , Tüp Bebek Merkezi</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gurbuz.org/cilt-deri-dermatoloji-ve-zuhrevi-hastaliklari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğuştan Kalp Hastalıkları</title>
		<link>http://www.gurbuz.org/dogustan-kalp-hastaliklari.html</link>
		<comments>http://www.gurbuz.org/dogustan-kalp-hastaliklari.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Sep 2010 22:54:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Doğuştan]]></category>
		<category><![CDATA[Hastaliklari]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gurbuz.org/dogustan-kalp-hastaliklari.html</guid>
		<description><![CDATA[Doğuştan kalp hastalıkları3 tanedir:— akciğer atardamar kapağı darlığı;— karıncıklar ve kulakçıklararası bölme açıklıkları;— atardamar kanalının kapanmamış olması.Sağ kalp kapak hastalıklarıBunlar akciğer atardamar kapakçıkları ve üçlü kapak hastalıklarıdır. Sınıflandırma: Toplardamarların topladığı kan, büyük toplardamar gövdeleri tarafından (üst ve alt ana toplardamarlar) kalbin sağ kulakçık bölümüne getirilir. Burada üçlü kapaktan sağ karıncığa geçer ve akciğer atardamarı deliğinden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 100px; height: 97px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TI0rfs_MSfI/AAAAAAAABws/d26Djs-BDqQ/s320/resim+yok.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5516112942250871282" border="0" /><br /><span style="font-weight: bold;">Doğuştan kalp hastalıkları</span><br /><span style="font-weight: bold;">3 tanedir:</span><br />— akciğer atardamar kapağı darlığı;<br />— karıncıklar ve kulakçıklararası bölme açıklıkları;<br />— atardamar kanalının kapanmamış olması.<br />Sağ kalp kapak hastalıkları<br />Bunlar akciğer atardamar kapakçıkları ve üçlü kapak hastalıklarıdır.</p>
<p>Sınıflandırma: Toplardamarların topladığı kan, büyük toplardamar gövdeleri tarafından (üst ve alt ana toplardamarlar) kalbin sağ kulakçık bölümüne getirilir. Burada üçlü kapaktan sağ karıncığa geçer ve akciğer atardamarı deliğinden akciğer atardamarına pompalanır. Böylece ciğere ulaşan kan, oksijenle yüklenip «kırmızı kan» haline gelir ve akciğer toplardamarlarından sol kulakçığa gider. Orada, ikili kapak deliğinden sol karıncığa geçer. Sol karıncık, bu kanı büyük dolaşım şebekesine pompalar (atardamar kanı). Kan, önce aorttan (aort kapa-ğıyla sol karıncıktan ayrılan ilk atardamar gövdesi) geçer. Kalbin boşluk ve bölmelerinin başlıca atar ve toplardamar gövdelerinin oluşması sırasında, çok sayıda oluşum bozukluğu ortaya çıkabilir. Bu bozukluklar gebelik sırasında (bazen annede kızamıkçık hastalığı gibi belirli nedenlere bağlı olarak) ya da doğum sırasında (ilk soluk alma, dolaşım sisteminde önemli değişiklikler yapar) ortaya çıkar.</p>
<p>Kalp hastalıkları tiplerine göre sınıflandırılabilir.</p>
<p><span style="font-weight: bold;">Darlıklar: Birkaç çeşittir:</span></p>
<p>— akciğer atardamar darlığı (sağ karıncık çıkış yolunda, akciğer atardamarı kapağında ya da akciğer atardamarının dallarında görülen darlık);</p>
<p>— aort kapağı darlığı ya da göğü? aortunun yerel darlığı;</p>
<p>— kulakçıklar-karıncıklararası kapakların darlıkları.</p>
<p>Sağ kalp-sol kalp arası anormal ilişkiler: Kalbin çeşitli boşlukları ile atardamar ve toplardamar gövdeleri arasındaki anormal ilişkiler, atardamar kanı ile toplardamar kanının birbirine karışmasına neden olur. Sözkonusu anormalliklerin nedenleri şunlardır:</p>
<p>— atardamar kanalının kapanmamış olması</p>
<p>(akciğer atardamarı ile aort arasında ilişki);</p>
<p>— kulakçıklar arasında ilişki (delik) bulunması;</p>
<p>— karıncıklar arasında ilişki (delik ya da bölme açıklığı) bulunması;</p>
<p>— ortak bir atrium-karıncık kanalı bulunması;</p>
<p>— daha ender olarak da, sol karıncık ile sağ kulakçık arasında ya da aort ile akciğer atardamarı arasında ilişki bulunması.</p>
<p>İlerisinde yeralan bir engelle birlikte anormal ilişkiler, atardamar kanı ile toplardamar kanının birbirine karışmasına (soldan sağa geçiş) neden olur (mavi hastalıklar).</p>
<p><span style="font-weight: bold;">Çeşitli engellere raslanabilir:</span></p>
<p>— akciğer atardamarı darlığı engeli (karıncıklar arasında bir ilişkiyle birlikteyse «Fallot dörtlüsü», kulakçıklar arasında bir ilişkiyle birlikteyse «Fallot üçlüsü» diye nitelenir);</p>
<p>— kulakçıklararası ilişkiyle birlikte üçlü kapak engeli (üçlü kapak deliğinin kapalı kalması, Ebstein hastalığı);</p>
<p>— kulakçıklar ya da karmcıklararası ilişkiyle birlikte akciğer atardamarcığı darlığı (Eisenmerger hastalığı).</p>
<p>Bölmeler hiç yoksa ya da kötü oluşmuşsa, atardamar ve toplardamar kanlarının karışması her iki yönde olur-.</p>
<p>— kalpten aort ve akciğer atardamarı yerine tek ve büyük bir damar gövdesi çıkar (truncus arteriosus = ortak atardamar kanalı);</p>
<p>— büyük damarlar yer değiştirmiştir (transpo-zisyon): Aort sağ karıncıktan, akciğer atardamarı sol karıncıktan çıkar; tek karıncık;</p>
<p>— karıncıklar yer değiştirmiştir, Taussig – Bing hastalığı, çift çıkışlı sağ karıncık.</p>
<p>Doğuştan olan öteki kalp ve damar anormallikleri: Yukarda sayılanlar dışında, 4 çeşit anormallik daha vardır:</p>
<p>— kalbin normal yerinde olmaması (situs in-versus), yani sağda yeralması (dekstrokardi);</p>
<p>— atardamarlar ve toplardamarlar arasında ilişkiler (kısa devreler);</p>
<p>— aorttan çıkan çeşitli atardamarlarda anormallikler;</p>
<p>— engel oluşturmayan kapak anormallikleri (aortun 2 kapaklı olması, ikili kapak ya da aort yetmezliği).</p>
<p>Teşhis: Hekim, kalp üfürümünün farkına genellikle, sistemli bir muayene sırasında ya da bir başka hastalık nedeniyle muayene sırasında varır. Bu durumda iki noktaya dikkat etmek gerekir:</p>
<p>— çoğunlukla kalp üfürümü doğuştan değildir; az ya da çok geç farkına varılması, daha önceki dinlemelerin kötü olduğu anlamına gelmez;</p>
<p>— kalp üfürümü her zaman kalp hastalığı anlamına da gelmez, «işlevsel» denen türden yalın bir üfürüm de sözkonusu olabilir (gerek kalp atışlarının hızlanması, gerekse çocuğun beden biçimi, sözgelimi göğüs kafesinin dar olması nedeniyle).</p>
<p>Bu nedenle, gereksiz yere korkuya kapılmak-tansa, çocuğu birkaç gün sonra yeniden hekime götürmek ya da bir kalp uzmanına danışmak daha doğru olur.</p>
<p>Ayrıca, çocukta beden ve kilo gelişmesinin duraklaması, morarma (mukozalar, dudaklar, deri, özellikle de tırnaklar), çabuk yorulma, beklenmedik bir kalp yetmezliği ya da benzeri başka olaylar, bir kalp oluşum bozukluğu araştırmayı gerektirir.</p>
<p>İhtilatlar: Enfeksiyon, bütün çocuklar için tehlikelidir. Enfeksiyon durumunda çeşitli tehlikeler sözkonusu olabilir:</p>
<p>— atardamar kanları toplardamar kanlarına karışan (sol-sağ geçişli) çocuklarda bronş-akciğer enfeksiyonu;</p>
<p>— toplardamar kanları atardamar kanlarına karışan (sağ-sol ya da ters geçişli) çocuklarda (mavi hastalık) beyin apsesi;</p>
<p>— kulakçıklar arasında bölme açıklığı dışında. Osler’in kalp içriarı iltihabı.</p>
<p>Su yitimi de ciddi bir tehlikedir; bazı çocuklarda zaten fazla yüksek olan kan ağdalılığını (özellikle mavi hastalıklı çocuklarda) daha da artırarak, beyinde damar tıkanmalarına yolaçabilir. Bu nedenle, sağlık koruma kurallarına kesinlikle uymak, özellikle de kalp hastası süt çocuklarının kakalarını denetlemek, ateş yükselmelerini önlemek, çocuğu aşırı sıcakta bırakmamak ve su içmek istediğinde engel olmamak gerekir.</p>
<p>Ayrıca, bütün doğuştan kalp hastalıklarının normal evriminde kalp yetmezliği de yeraldığın-dan, çocuk düzenli olarak uzman denetiminde olmalıdır.</p>
<p>Tedavi: Küçük çocuğa bazıları güç olan tamamlayıcı incelemeler uygulamak gerekip gerekmediğine, kalp uzmanı karar verir. Cerrahi girişim gerekliliğine ve zamanına karar verecek olan da odur. Tıp dalındaki en büyük değişikliklerin, özellikle İkinci Dünya savaşından bu yana, doğuştan kalp hastalıkları alanında gerçekleştiğini unutmamak gerekir.</p>
<p>Bu gelişmeler, günden güne karmaşıklaşan (ve 1950′den önce varlığı bile bilinmeyen hastalıkların teşhisine olanak veren) araştırma tekniklerinin bulunması ve günden güne daha gözüpek cerrahi girişim denemeleri sayesinde gerçekleşmiştir.</p>
<p>Bir uzmana göre, «çocuğu tehdit, eden üç telr-like: Enfeksiyon, su yitimi ve… çevresindekilerin kötümserliğidir». Gerçi, ana-babanm, çocuklarının hastalığı karşısında korkmaları doğaldır; ama, bu korkudan kaynaklanan ve çevredeki kişiler tarafından da büsbütün abartılan «çocuğun üstüne aşırı biçimde kol-kanat germe eğilimi» zararlıdır.</p>
<p>Bu nedenle çocuğu gereksiz yasaklamaların boyunduruğundan kurtarmak ve normal ya da normale yakm bir yaşam sürmesine olanak vermek gerekir.</p>
<p>Kalp hastalıkları, aşıların yararlanılmasını gerektirmez. Tersine, aşıların elden geldiğince erken yapılmalarını gerektirir.</p>
<p>Kuşpalazı, tetanos, çiçek, verem ve çocuk felci aşılarına kalp hastası çocuklar, öteki çocuklar kadar iyi katlanırlar. Yalnızca ciddi bir kalp yetmezliği, aşıların geciktirilmesini gerektirebilir.</p>
<p>Bu durumda da, boğmaca ve kızamık aşıları tehlikesiz ve mutlaka gereklidir.</p>
<p>Hasta çocuğun yetiştirilmesi elden geldiğince normale yakm olmalıdır. Sözgelimi, topluca oynanan oyunları toptan yasaklamamak gerekir; yalnızca hekim, bazı oyunları yasaklayabilir.</p>
<p>Çocuğun okulu çok uzaksa, ders saatleri çok uzunsa ya da havalar çok soğuksa bazı düzenlemeler gerekli olabilir.</p>
<p>Bronş iltihapları (bazı kalp hastası çocuklarda sık raslanır), çok soğuk havaların neden olduğu ya da artırdığı kırıklıklar, zaman zaman hastaneye kaldırılma gereği, «mavi çocuklar»ın okula, öteki çocuklar kadar düzenli gitmelerini önler; ama, ana.-babaların sorumluluktan kurtulmak için çoğunlukla okul yöneticilerince de desteklenen çocuğu evde tutma eğilimleri, dizginlenmelidir.</p>
<p>Bu çocukların beden eğitimi derslerine katılmamaları kesin bir kural değildir; tersine, çocuğun olanaklarına uyarlanmış, ölçülü beden etkinlikleri yararlıdır.</p>
<p>Çocuk, yetenekleri dışında kalan çabalara itil-memeli (spor yarışmalarına katılması yasaktır), ama gerek tedaviden önce, gerekse sonra, kalp karıncıkları ya da kulakçıkları arasında küçük bir delik bulunduğu için her türlü beden çabasından uzak tutulmamalıdır. Çünkü, bu durumda omurga biçim bozukluğu, çarpıntı, solunum yetmezliği, hattâ şişmanlıkla karşılaşılabilir. Oysa, hastalığı hiç bilinmese ve çocuk, çok yoğun olanlar dışında ölçülü beden çabalarından alıkonmasa, bu tür sakıncalar ortaya çıkmaz.</p>
<p>Çoğunlukla bu çocukların çevresinde, hastalık durumlarının her zaman gerektirmediği bir kaygı havası yaratılır; bu durum da çocuğun ruh sağlığınıda böylelikle  etkiler.</p>
<p>Oynamaları, koşmaları, bisiklete binmeleri, yüzmeleri ya da dağa çıkmaları (hele hiç bir yakınmaları yoksa, kalpleri normal hacimdeyse ve yetmezlik belirtisi göstermiyorsa) engellenmemelidir.</p>
<p>Genel olarak, deniz düzeyinden 1500 m’den yüksek yerlerden ve fazla sıcak iklimlerden kaçınman gerekir.</p>
<p>Sonuçlarsak, her şey kalp hastalığının tipine ve ciddiliğine bağlıdır ve gerekli değerlendirmeler, çocuğu yakından izleyen ve günü gününe dosyasını tutan hekimin görevidir.
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-1449020490256923469?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gurbuz.org/dogustan-kalp-hastaliklari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İmmunoloji – Alerji ve Bağışıklık Hastalıkları</title>
		<link>http://www.gurbuz.org/immunoloji-%e2%80%93-alerji-ve-bagisiklik-hastaliklari.html</link>
		<comments>http://www.gurbuz.org/immunoloji-%e2%80%93-alerji-ve-bagisiklik-hastaliklari.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Sep 2010 00:53:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[alerji]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[Hastaliklari]]></category>
		<category><![CDATA[İmmunoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gurbuz.org/immunoloji-%e2%80%93-alerji-ve-bagisiklik-hastaliklari.html</guid>
		<description><![CDATA[DEVLET HASTANESİ ALERJİ HASTALIKLARI UZMANIDr. Nihat Erdem Hastane Adı: Bursa Devlet Hastanesi Telefon: (0224) 220 00 20 Faks: (0224) 220 04 77 Adres: Bursa Devlet Hastanesi Hasta Yurdu Cad İlçe: OSMANGAZİ İl: BURSA Email: bilgi@bursadevlethastanesi.gov.tr Web Sitesi: www.bursadevlethastanesi.gov.tr &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230; İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar Tüp Bebek , Tüp Bebek Merkezi ZENCEFİL BİTKİSİNİN KULLANIM ALANLARI Yeni Doğan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>DEVLET HASTANESİ ALERJİ HASTALIKLARI UZMANI<br />Dr. Nihat Erdem</strong></p>
<p>Hastane Adı: Bursa Devlet Hastanesi  <br />Telefon: (0224) 220 00 20 <br />Faks: (0224) 220 04 77 <br />Adres: Bursa Devlet Hastanesi Hasta Yurdu Cad <br />İlçe: OSMANGAZİ <br />İl: BURSA  <br />Email: bilgi@bursadevlethastanesi.gov.tr  <br />Web Sitesi: www.bursadevlethastanesi.gov.tr <br /><strong>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;</strong></p>
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4632840881897046308-3434887466444260658?l=bursadoktorlarrehberi.blogspot.com' alt='' title="İmmunoloji   Alerji ve Bağışıklık Hastalıkları" /></div>
<h4>İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar</h4>
<ul class="st-related-posts">
<li>Tüp Bebek , Tüp Bebek Merkezi</li>
<li>ZENCEFİL BİTKİSİNİN KULLANIM ALANLARI</li>
<li>Yeni Doğan Bebeklerde Topuk Kanı Hayati Önem Taşıyor</li>
<li>Uyuşturucu Maddelerin Etkileri</li>
<li>TV&#8217;yi 7 metreden seyredin ceple 30 saniye konuşun!</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gurbuz.org/immunoloji-%e2%80%93-alerji-ve-bagisiklik-hastaliklari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Asalak Hastalıkları</title>
		<link>http://www.gurbuz.org/asalak-hastaliklari.html</link>
		<comments>http://www.gurbuz.org/asalak-hastaliklari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Sep 2010 10:53:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Asalak]]></category>
		<category><![CDATA[Hastaliklari]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gurbuz.org/asalak-hastaliklari.html</guid>
		<description><![CDATA[İğnekurdu hastalığı: Çevredekiler hastalığı her zaman barsak asalaklarına yorar. Geçmişte, bol bol kurt öldürücü ka-lomelli ilaçlar verilmiş ve hiç de tehlikesiz olmayan bu tedavi, birçok çocuğun ölmesine yol açmıştır. Bölgemiz ülkelerinde bilinen kurtlar pek ağrı yapmamaktadır. Solucan ya da şerit enfeksiyonları: Solucan ya da şerit enfeksiyonları, bazen uzun süreli barsak ağrılarına neden olabilir. Bu ağrılar, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 100px; height: 97px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/THy7FJ7E6jI/AAAAAAAABt0/iAYZZ_sqE5Q/s320/resim+yok.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5511485741232089650" border="0" /><br /><span style="font-weight: bold;">İğnekurdu hastalığı:</span> Çevredekiler hastalığı her zaman barsak asalaklarına yorar. Geçmişte, bol bol kurt öldürücü ka-lomelli ilaçlar verilmiş ve hiç de tehlikesiz olmayan bu tedavi, birçok çocuğun ölmesine yol açmıştır. Bölgemiz ülkelerinde bilinen kurtlar pek ağrı yapmamaktadır.</p>
<p><span style="font-weight: bold;">Solucan ya da şerit enfeksiyonları:</span> Solucan ya da şerit enfeksiyonları, bazen uzun süreli barsak ağrılarına neden olabilir. Bu ağrılar, sözkonusu kurtları düşürmekle olarak geçirilir.</p>
<p>Solucan, toprak bulaşmış besinler yoluyla geçer. Uzun ve silindir biçimlidir. Şerit kurtçuğu (larva), iyi pişmemiş etlerden geçen bir asalağın büyümüş halidir. Dışkıda «erişte» ye benzeyen halkalar biçiminde görülür. Asalağın başı düşünceye kadar, çocuk, şerit «dökmeyi» sürdürür. Karın çevresinde sancı nöbetleri biçiminde beliren ağrılar, hemen kalın barsak iltihabını (kolit) akla getirmelidir. Buna çeşitli hastalıklar neden olabilir.</p>
<p><span style="font-weight: bold;">Öteki asalak hastalıkları</span>: Serbest yaşayan birhücreli hayvanlar olan lambliyalar (Giardia hastalığına yolaçar) dışında, bazı ülkelerde amipler, iplik solucanları, bilharzi-ya da insana geçebilir. (Bunlar en sık raslananlar-dır.) Bu tür asalak hastalıklarının çok ağrılı oldukları söylenemez; belirtileri çoğunlukla ishalle karışıktır.
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-1029794452058128570?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gurbuz.org/asalak-hastaliklari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuk Hastalıkları Biliminin Gelişmesi</title>
		<link>http://www.gurbuz.org/cocuk-hastaliklari-biliminin-gelismesi.html</link>
		<comments>http://www.gurbuz.org/cocuk-hastaliklari-biliminin-gelismesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 22:53:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Biliminin]]></category>
		<category><![CDATA[ÇOCUK]]></category>
		<category><![CDATA[Gelişmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Hastaliklari]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gurbuz.org/cocuk-hastaliklari-biliminin-gelismesi.html</guid>
		<description><![CDATA[40 yıl öncesine kadar, çocuk hekiminin (çocuk hastalıkları uzmanı) etkinliği sıfır değilse bile pek azdı. 1934 yıllarında bir çocuk hastanesini gezen kişilerin karşılaştıkları tabloyu gözlerimizin önünde canlandırmaya çalışalım. Kuşpalazı koğuşu olarak kullanılan küçük binadan, kuşpalazına tutulmuş küçüklerin attığı boğuk çığlıklar yükseliyor, bazıları gırtlaklarına yerleştirilmiş bir boru, bazıları boyunlarından geçirilip soluk borularına uzatılmış bir boru (son [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 320px; height: 208px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/THzCwaNG-zI/AAAAAAAABus/AoOkMCeDyp0/s320/cocuk-Hastal%C4%B1klar%C4%B1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5511494180918459186" border="0" /><br />40 yıl öncesine kadar, çocuk hekiminin (çocuk hastalıkları uzmanı) etkinliği sıfır değilse bile pek azdı. 1934 yıllarında bir çocuk hastanesini gezen kişilerin karşılaştıkları tabloyu gözlerimizin önünde canlandırmaya çalışalım.</p>
<p>Kuşpalazı koğuşu olarak kullanılan küçük binadan, kuşpalazına tutulmuş küçüklerin attığı boğuk çığlıklar yükseliyor, bazıları gırtlaklarına yerleştirilmiş bir boru, bazıları boyunlarından geçirilip soluk borularına uzatılmış bir boru (son kurtuluş umudu) yardımıyla soluk alıyor, kötücül difteriye özgü balmumu rengi yüzleriyle ölümü bekliyor.</p>
<p>Süt bebekleri bölümünde, bir deri bir kemik kalmış, kuşkulu bakışlı, gözleri yuvalarına gömülmüş çocuklar, önü alınmakta hiç de başarılı olunmamış su yitimi nedeniyle ölümü beklemekteler.<br />cocuk Hastalıkları</p>
<p>O dönemlerde beyin zarları iltihabı (menenjit), annelerin büyük korkusuydu. Verem kökenli, pnömokok kökenli beyin zarları iltihaplarından kurtuluş yoktu. Yalnızca menengokok kökenli beyin-omurilik iltihabı, hastaların çoğunda tedavi edilebiliyor, ama genellikle çeşitli izler bırakıyordu.</p>
<p>Solunum sistemi iltihaplarının sık görülen ve çok tehlikeli sonucu (günümüzde çok ender raslanır) olan atipik zatürreler (akciğer loblannın değişik bölümlerinin iltihaplandı, zatürre), ailelerin tepesinde bir Demokles kılıcı gibi sallanmaktaydı. İvegen eklem romatizmasının kalp hastalığına yolaçmasını önlemekte (yolaçtığı zaman da tedavi etmekte) kullanılan yöntemler genellikle yetersiz olduğundan, ölüme engel olunamıyor, olunsa bile kalp kapaklarında kalıcı bozunlar önlenemiyor ve uzun dönemde tehlikeli sonuçlara yolaçıyordu.</p>
<p>Çocuk felcine karşı da savunma olanağı yoktu. Hastalığın solunum yollarını etkileyen türleri öldürücü oluyor, öldürücü olmadıkları zaman da hafif ya da ciddi sakatlıklara yolaçıyordu.</p>
<p>Kuşkusuz o dönemlerde de bazı ilerlemeler gerçekleştirilmişti. İnsülinin bulunması sayesinde küçük hastalarda şeker hastalığının asidoz komasına (keto -asidoz) doğru ilerlemesi engelleniyor, hastalık dengelenerek, hasta normal kişiler arasına katılıyordu. Cerrahi de ilerlemişti. Mide kapısı darlığı 1900′lerden beri ameliyatla düzeltilebilmekteydi. Apandis iltihabı (apandisit), yeterli ve hızlı koşullar altında teşhis ve tedavi edilebilmekteydi. Ortopedide ilerlemeler gerçekleştirilmekteydi.</p>
<p>Ama bütün bunlar, son 30 vede 40 yılın başdöndürücü ilerlemesiyle karşılaştırıldığında son derece önemsiz görünmektedir.</p>
<p>Günümüzde hastanelerde artık kuşpalazı koğuşu yoktur; çünkü aşı sayesinde bu hastalık ortadan kalkmıştır. Çocuk felci de aşı sayesinde, nerdeyse yok denecek kadar azalmıştır. Veremli çocuklara Batı ülkelerinde hemen hiç raslanmamakta, hastalık yalnızca zorunlu BCG aşısının yaygın biçimde uygulanmadığı ülkelerde görülmektedir. Kuşpalazı ve çocuk felcinin ortadan kalkması, veremin büyük ölçüde gerilemesi, uygulanması kolay, az masraflı ve çocuk açısından tehlikesiz olan koruyucu yöntemler sayesinde elde edilmiş tartışılmaz sonuçlar, gerçek zaferlerdir.</p>
<p>Antibiyotiklerin bulunması, enfeksiyon hastalıklarının aşağı yukarı tümünü tedavi etmeyi sağlayan pek çok ilaç çeşidinin piyasaya sunulmasını sağlamıştır. İvegen beyin zarları iltihabı (akut menenjit) ve septisemi tedavisinde başarı şansı, günümüzde çok yüksektir. Yeni doğmuş çocuklarda görülebilen tehlikeli enfeksiyonlar da, erken başlanan ve iyi yürütülen tedavi karşısında altedilebil-mektedir. Ayrıca antibiyotikler, bazı enfeksiyon hastalıklarından korunmayı da sağlamaktadır. Sözgelimi yıllar boyu sakıncasızca sürdürülebilen aylık penisilin iğneleri, çok tehlikeli kalp ihtilaflarına yolaçtığı bilinen ivegen eklem romatizmasının tekrarlamasını önlemektedir.</p>
<p>Kortizon ve türevlerinin bulunması, ivegen eklem romatizmasının kalbe sıçramalarına karşı etkili bir tedavi sağlamıştır.</p>
<p>Başka pek çok durumda da yararlı bir kaç olan kortizonun en büyük başarıyle kullanıldığı alan kuşkusuz budur</p>
<p>Yeniden canlandırma ve uyuşturum alanlarındaki ilerlemeler, çocukların korunmasında daha önemli adımlar atılmasını sağlamıştır. Sözkonusu ilerlemeler, çocuğun yaşamla ilgili işlevlerindeki eksikleri ödünleyerek, beden sıvılarındaki dengesizlikleri düzelterek, soluk almayı ve kalbin çalışmasını sağlayarak, hastanın iyileşmesi için gerekli birkaç saat ya da günlük sürede sağ kalmasına olanak vermektedir. Büyük ölçüde su yitimine uğramış kişiler böylece, geç kalınmama-st koşuluyla, durumlarını birkaç saat içinde değiştirebilecek bir tedaviden yararlanabilmektedirler. Çocuklarda büyük ölçüde su yitimi durumlarında, bedenin gereksinimlerine günden güne daha uygun sıvıların damardan verilmesiyle (günden güne gelişen yöntemlerle), kurtuluş şansı aşağı yukarı yüzde 100′e yükseltilmiştir.</p>
<p>Yeniden canlandırma yöntemlerindeki bu gelişmeler, çocuk cerrahisinde de daha yürekli atılımlara olanak vermiştir. Buna, yeni doğmuş çocuk cerrahisinden bir örnek verelim: Yeni doğmuş çocuğun yemek borusunda oluşum bozukluğu vardır; yemek borusu birbiriyle ilişkili olmayan iki boğumdan (alt ve üst) oluşmaktadır. Bu durumda çocuk eskiden mutlaka ölürdü. Oysa günümüzde, yaşamın ilk saatlerinde yapılan bir girişimle iki boğum arasında ilişki kurulması, normal besin almayı sağlayacaktır.</p>
<p>Sinir cerrahisinden de bir örnek verilebilir: Çocuk hidrosefaldır; yani, normalde karmaşık bir kanallar sistemi içinde dolaşıp hücrelerce emilmesi gereken sıvı, beyin içindeki iki karıncıkta gerginlik yapmakta, dolaşım yokluğu nedeniyle baş büyümekte (sıvı biriktikçe), karıncıkların gerginliği beyin maddesini ezecek boyutlara varmaktadır. Bu durumda, deri altından geçirilerek karıncıklardan birine ulaştırılan plastik maddeden bir boru sistemiyle, fazla sıvı karıncıktan karın zarına aktarılır ve kafatasındaki hacim artışı önlenir; hastanın biraz da şansı varsa, zihinsel gelişmesi normal olacaktır.</p>
<p>Kalp cerrahisinin uygulanma alanı da günden güne gelişmekte, bazı durumlarda tam ve kesin, bazılarında ise büyük ölçüde iyileşme sağlamaktadır. Kalp cerrahisi giderek daha küçük çocuklara uygulanabilmektedir (son yıllarda süt bebeklerine bile uygulanmaktadır).</p>
<p>Bu arada, tekniklerdeki ilerlemenin çocuk hekimliğine katkılarından da sözetmek gerekir.</p>
<p>Süt bebeklerinin ve çocukların sidiklerinin çoğunlukla irinli olduğu uzun süredir bilinmekteydi. Ayrıca, sözkonusu enfeksiyonların inatçı ve tekrarlayım oldukları da biliniyordu. İğneyle damar icıne iyotlu bir madde verilerek sidik yollarının filmini çekme olanağı bulunmasından bu yana, çocuklarda boşaltım sistemi oluşum bozukluklarına ne ölçüde raslanabileceği öğrenilmiştir. Bunun uygulamadaki sonucu çok önemlidir; çünkü bazı hastalarda cerrahi girişimle oluşum bozukluğunu ortadan kaldırmak, böylece uzun dönemde böbreklerin bozulması ve kan üre düzeyi yüksekliğiyle sonuçlanabilecek sürekli iltihaplanmaların önünü almak başarılmaktadır.</p>
<p>Beyin elektrosu, küçük çocuklardaki çırpınmaların daha iyi incelenebilmesine ve tedavisine olanak vermiştir.</p>
<p>Yakın tarihte, biyokimya alanındaki gelişmeler, «metabolizma kusurları» diye adlandırılan durumların daha iyi anlaşılmasına olanak vermektedir. İnsan organizmasının son derece karmaşık bir dizi kimyasal tepkime sayesinde yaşamını sürdürebildiği bilinmektedir. Sözkonusu tepkimeler birbirlerine sıkı sıkıya bağlıdır. Bunların işlerliğini sağlayan da, bünyenin çok küçük dozlarda salgıladığı enzim adı verilen maddelerdir.</p>
<p>Bu enzimlerden biri bulunmadığındın, bir dizi zincirleme tepkime de durmakta, gerekli bazı kimyasal değişiklikler olamamaktadır. Bu durumda bazı maddeler, yıkıma uğramadan, olduğu gibi organizmada birikerek zehirlenmelere yolaçar, önemli bozukluklar oluşturur. Hastaların çoğunda, bu bilgilerden pratik bir yarar sağlama olanağı yoktur; ama bazılarında, beslenme önlemleriyle başarılı sonuçlar alınabilmektedir.<br />Bir örnek verelim: Kan galaktoz düzeyi yüksekliği, organizmada galaktoz birikmesine bağlı bir hastalıktır. Galaktoz karaciğerde birikirse siroza, gözün billur cisminde birikirse katarakta (göze perde inmesi), beyinde birikirse ciddi aptallığa yolaçar. Galaktoz, laktozun (laktoz sütün normal bileşenlerinden biridir) değişim süreci içindeki ara şekerlerden biridir ve sürecin sonunda organizma tarafından özümlenebilir glikoza dönüşmesi gerekir. Enzimlerden birinin yokluğu, tepkimenin galaktoz aşamasında durmasına yolaçar. Yokluğu çekilen enzimin yerine bir başkasının konması olanağı yoksa, tedavi, alınan besinlerden laktozun çıkarılmasını, bir başka deyişle sütlü maddeler yenmemesini gerektirecektir. Teşhis ve tedavi erken olursa, çocuğun normal gelişmesi ve ilerde normal bir ömür sürmesi sağlanabilir.</p>
<p>Kötücül hastalıklar konusundaki sonuçlar bu kadar parlak değildir. Kan kanseri, tehlikeliliğini henüz korumaktadır; ama ilaçlarla, sağ kalma süresi büyük ölçüde uzatılabilmektedir; hastalık tekrarlamadan 8 yıl geçirebilen çocuklara kurtulmuş gözüyle bakılabilir.</p>
<p>Kötücül urların tehlikelilik derecesi her birinde değişiktir. Cerrahiden, iyonlaştırıcı ışınlardan ve ilaçlardan birlikte yararlanmak koşuluyla biraz başarı beklenebilir. Süt bebeklerindeki birçok kötücül böbrek urunun kesinlikle iyileşebileceği bilinmektedir.</p>
<p>Çocuk hekimlerinin karşılaştıkları en güç ve acımasız sorun, süreğen beyin hastalığıdır. Eskiden, çocukların çok dayanıksız oldukları enfeksiyon hastalıklarına karşı silahsızdık. Günümüzdeyse, bu çocukları yaşatmak olanağı vardır. Beyin gelişmeleri pek sağlam olmayan erken doğmuş çocuklar da yaşatılabilmektedir. Ama ilaçlar, zihin yeteneklerini iyileştirmeye yetmemekte, zeka geriliğinin ciddi olduğu durumlarda eğitim girişimleri de etkisiz olmakta, hekimin ana-ba-baya yapabileceği tek hizmet, dünyaya beyin hastalıklı bir çocuk getirmenin tehlikelerini açıklamak olmaktadır. Genetik bilgilerimizin gelişmesi, sorunu günden güne daha açık ve seçik biçimde görmemizi ve beyin hastalıklı çocuk dünyaya getirme olasılığı yüksek anne-babaları tek tek ele alarak gerekli öğütleri verebilmemizi sağlayacaktır. Sorunun daha iyi anlaşılmasını sağlamak için birkaç örnek vermeye çalışalım,:</p>
<p>— oksijen yetersizliği nedeniyle beyin az ya da çok yıkıma uğramış olabilir. Yeterli oksijen alamamanın nedenleri arasında etenin yerleşmesindeki bir anormallik, annenin dölyatağındaki bir anormallik, doğum sırasındaki güçlükler ya da yeni doğmuş çocuğun ciddi bir enfeksiyona yakalanması sayılabilir;</p>
<p>— virüs kökenli bir enfeksiyon, gebelik döneminde beynin gelişmesini etkileyebilir; buna, gebeliğin ilk aylarında annenin kızamıkçığa yakalanması sonucu dölütte oluşan bozukluklar örnek gösterilebilir. Ayrıca, gebe olduğu bilinmeyen bir kadına embriyo ya da dölüt için tehlikeli olabilecek ilaçlar verilmesi, tedavi dozunda X ışınları kullanılması, embriyonun ya da dölütün gelişmesini etkileyebilen olaylardır;</p>
<p>— bireyin fiziksel kişiliğinin anne ve babasından gelen genlerin birleşmesiyle oluştuğu bilinmektedir. Genler çifttir (biri anneden, öteki babadan); iki anormal genin birleşmesi, doğuştan anormallik etmenlerinden biridir (buna çekinik otozom hastalığı adı verilir). Yalnızca anne tarafından aktarılan bazı hastalıklarsa, yalnızca erkek çocuklarda görülmektedir (cinse bağlı kalıtım);</p>
<p>— bazı anormallikler de çocuğun hücrelerinde fazladan bir kromozom bulunmasından ileri gelir. Mongolizm diye adlandırılan,, biçim bozukluğunun nedeni.</p>
<p>yaklaşık yirmi yıldan beri bilinmekte olduğu gibi, aynı bireyde iki yerine üç. tane kromozom 21 bulunmasıdır.</p>
<p>Sonuçlarsak, doğuştan anormalliklerin nedenleri şöyle sıralanabilir: Dölütün yeterince oksijen alamaması; gebelik sır asında mikrop ya da zehir etkisinde kalması; genlerde anormallik; kromozomlarda anormallik. Klinik ya da biyolojik bir incelemeyle teşhis olanağı bulunursa aıheye bu konuda bazı kesin açıklamalar yapılabilir. Sözgelimi bir çocukta, gebelik sırasında annenin geçirdiği kızamıkçık hastalığına bağlı doğuştan bozukluklar oluşmuşsa, ondan sonra doğacak bütün çocuklar normal olacaktır.</p>
<p>Bir çocukta çekinik bir otozom hastalığı (kalıtımsal) varsa, sonraki çocuklarda hastalığın tekrarlama olasılığı 1/4′tür.</p>
<p>Cinse bağlı kalıtımsal hastalık durumunda, kız çocukların tümü normal olacak, ama aralarından bazıları hastalığı kendi çocuklarına aktarabilecek, her 2 erkek çocuktan biriyse hasta doğacaktır.</p>
<p>Oksijensizlikten ileri gelen bozuklukların tekrarlama olasılığı azdır. Ama, gene de, tekrarlamayı önleyebilmek için nedenlerin araştırılması gerekir.</p>
<p>Mongolizmin sonraki çocuklarda da görülmesi enderdir; ama geçerli bir öğütte bulunmak için, çok kesin araştırmalar yapılmalıdır.
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-1426972653151342814?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gurbuz.org/cocuk-hastaliklari-biliminin-gelismesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uroloji Hastaliklari</title>
		<link>http://www.gurbuz.org/uroloji-hastaliklari.html</link>
		<comments>http://www.gurbuz.org/uroloji-hastaliklari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Aug 2010 06:00:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Hastaliklari]]></category>
		<category><![CDATA[Uroloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gurbuz.org/uroloji-hastaliklari.html</guid>
		<description><![CDATA[İYE: İdrar Yolu Enfeksiyonuİdrar KaçırmaRenal Hücreli KanserBöbrek Tümörlerinin Tedavisi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:verdana;color:#000099;"><strong>İYE: İdrar Yolu Enfeksiyonu</strong></span><span style="color:#000099;"><br /><span style="font-family:verdana;"><strong></strong></span><br /><span style="font-family:verdana;"><strong>İdrar Kaçırma</strong></span><br /><span style="font-family:verdana;"><strong></strong></span><br /><span style="font-family:verdana;"><strong>Renal Hücreli Kanser</strong></span><br /><strong></strong><br /></span><strong><span style="font-family:verdana;color:#000099;">Böbrek Tümörlerinin Tedavisi</span></strong>
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7447880682415753820-3782997862432515249?l=zehirlenme.blogspot.com' alt='' /></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gurbuz.org/uroloji-hastaliklari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

