<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Gurbuz.org &#187; yolları</title>
	<atom:link href="http://www.gurbuz.org/etiket/yollari/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.gurbuz.org</link>
	<description>Sağlık, Teknoloji, Güzellik, Zayıflama, Cilt Bakımı, Tatil Blogunuz</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Feb 2012 21:54:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Ayak kokusundan kurtulmanın yolları &#8211; video</title>
		<link>http://www.gurbuz.org/ayak-kokusundan-kurtulmanin-yollari-video.html</link>
		<comments>http://www.gurbuz.org/ayak-kokusundan-kurtulmanin-yollari-video.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 May 2011 18:52:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Ayak]]></category>
		<category><![CDATA[kokusundan]]></category>
		<category><![CDATA[Kurtulmanın]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[yolları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gurbuz.org/ayak-kokusundan-kurtulmanin-yollari-video.html</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-6068832607465517334?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gurbuz.org/ayak-kokusundan-kurtulmanin-yollari-video.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vücut Çatlaklarınızı İyileştirme Yolları</title>
		<link>http://www.gurbuz.org/vucut-catlaklarinizi-iyilestirme-yollari.html</link>
		<comments>http://www.gurbuz.org/vucut-catlaklarinizi-iyilestirme-yollari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 10 Oct 2010 00:53:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Çatlaklarınızı]]></category>
		<category><![CDATA[İyileştirme]]></category>
		<category><![CDATA[VÜCUT]]></category>
		<category><![CDATA[yolları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gurbuz.org/vucut-catlaklarinizi-iyilestirme-yollari.html</guid>
		<description><![CDATA[Hızlı kilo alıp verme, doğum, ağır spor yapma gibi faktörler sonrası vücutta oluşan çatlaklar, çeşitli yöntemlerle iyileştirilebiliyor. Kadınların korkulu rüyalarından biri olan vücut çatlakları, genellikle ergenlik döneminden itibaren hızlı kilo alıp verme, hızlı boy uzaması, dengesiz beslenme, hamilelik ve genetik yatkınlık gibi nedenlere bağlı olarak ortaya çıkar ve bacak, kalça, bel çevresi, göğüs ve diz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 129px; height: 75px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TK7GzxaSqOI/AAAAAAAAByQ/cxnPgmAlbto/s320/catlak.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5525572385569417442" border="0" /><br /><span style="font-weight: bold;">Hızlı kilo alıp verme, doğum, ağır spor yapma gibi faktörler sonrası vücutta oluşan çatlaklar, çeşitli yöntemlerle iyileştirilebiliyor.</span></p>
<p>Kadınların korkulu rüyalarından biri olan vücut çatlakları, genellikle ergenlik döneminden itibaren hızlı kilo alıp verme, hızlı boy uzaması, dengesiz beslenme, hamilelik ve genetik yatkınlık gibi nedenlere bağlı olarak ortaya çıkar ve bacak, kalça, bel çevresi, göğüs ve diz arkalarında enine-boyuna ince beyaz çizgiler şeklinde yer olarak alırlar.</p>
<p>Mediest Estetik ve Güzellik Merkezleri kurucusu Op. Dr. Atilla Alp, çoğu kadın ın problemi olan vücut çatlaklarının tam olarak bir tedavisi olmadığını, fakat günümüzde geliştirilen yeni yöntemler sayesinde çatlakların iyileştirilip, doku kalitesinin artırılabileceğini belirterek, çatlaklardan kurtulmanın yollarını anlattı:</p>
<p><span style="font-weight: bold;">Çatlak nedir ve nasıl oluşur?</span></p>
<p>Derinin aşırı gerilmesine bağlı olarak, cildin elastin ve kolajen dokularındaki tahribat sonucunda ortaya çıkan vücut çatlakları, bir çeşit deri yırtılmasıdır. İlk oluştuklarında pembemsi görünümdedirler, zamanla bu pembe çizgiler mora, soluklaşarak beyaza, sedef rengine dönüşür. Ayrıca yine derideki esnemelerin yoğunluğuna bağlı olarak çatlaklar sadece renk farklılıkları şeklinde değil aynı zamanda kabarık veya çukurlaşmış görüntüler şeklinde de oluşabilirler.<br /><span style="font-weight: bold;">Çatlakların oluşmaması için önceden alınabilecek önlemler nelerdir?</span></p>
<p><img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 259px; height: 196px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TK7GzxaSqOI/AAAAAAAAByQ/cxnPgmAlbto/s320/catlak.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5525572385569417442" border="0" />Özellikle açık tenliler, gelişme çağında ani kilo alan ve boyu aniden uzayan gençler, doğum nedeniyle karnı gerilen anne ler ve her şeyden önemlisi ailelerinde çatlak olan kişiler, diğer insanlara göre daha fazla çatlak oluşma riskini taşırlar. Bu sebeple her şeyden önce beslenme mize dikkat edip, dengeli beslenme li hızlı kilo alıp vermekten kaçınmalıyız. Düzenli ama çok ağır olmayan egzersizler yapmalıyız.</p>
<p>Vücudumuzu sürekli kremler ve yağlarla nemlendirmeli, cildimizin kurumasına ve gerilmesine izin vermemeliyiz. Ayrıca düzenli masaj ile ve banyoda fırçayla mümkün olduğu kadar dolaşımını kan artırıp deriyi uyarmalıyız.</p>
<p><span style="font-weight: bold;">Hangi tür çatlakların iyileşme olanağı daha yüksektir?</span></p>
<p>Çatlakların türü değil safhaları vardır. Çatlaklar taze yani henüz renkleri mor veya soluk kırmızıyken bu, dokunun kan dolaşımının mevcut olduğunu göstermektedir. Bu safhada doku kollajen ve elastin üretebilecek kabiliyettedir. Bu safhada yapılacak olan her türlü sağlıklı müdahale, iyileşme süreci için katkıda bulunur. Daha sonra beyazlayınca yapılan tedaviler daha uzun sürede yanıt verecektir. Ama yine de tedaviye her safhada başlamakta yarar vardır.</p>
<p><span style="font-weight: bold;">Çatlakları iyileştirmek için hangi yöntemler kullanılıyor?</span></p>
<p>Özel cilt masajları, mikrodermabrazyon, kimyasal peeling ler, karboksiterapi, mezoterapik tedaviler, çeşitli dermo kozmetik kremler, ilaç (tretnoin) tedavileri, tedavileri günümüzde vücut çatlakları için kullanılan yöntemlerdir. Tedavilerde cildin tipine, çatlağın safhasına, genişliğine, bölgesine, mevsime göre gibi çeşitli faktörler göz önüne alınarak kombine programlar uygulanır.
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-2153698877047630115?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gurbuz.org/vucut-catlaklarinizi-iyilestirme-yollari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni Doğmuş Bebeklerin Solunum Yolları</title>
		<link>http://www.gurbuz.org/yeni-dogmus-bebeklerin-solunum-yollari.html</link>
		<comments>http://www.gurbuz.org/yeni-dogmus-bebeklerin-solunum-yollari.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Sep 2010 10:52:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[BEBEKLERİN]]></category>
		<category><![CDATA[Doğmuş]]></category>
		<category><![CDATA[Solunum]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yolları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gurbuz.org/yeni-dogmus-bebeklerin-solunum-yollari.html</guid>
		<description><![CDATA[Ağzın ve boğazın durumu Solunum yolları pek çok ve çeşitli enfeksiyonlara uğrayabilir: — yeni doğmuş bebeklerin ve süt çocuklarının ağzı, özenli bir gözetim gerektirir: Geçmeyen küçük beyaz noktacıklar pamukçuk işaretidir; çocuğun iştahı da azalır; — sık sık, özellikle kışın mikrop kapan burun da temizlenmeli ve bakımı iyi yapılmalıdır. Süt çocuğu, zamanının büyük bölümünü yatarak geçirdiğinden, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 320px; height: 247px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TI0moX2e7JI/AAAAAAAABwU/UebKOfetTuw/s320/bebe%C4%9Fin-solunum-yollar%C4%B1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5516107593637883026" border="0" /></p>
<p><span style="font-weight: bold;">Ağzın ve boğazın durumu</span></p>
<p>Solunum yolları pek çok ve çeşitli enfeksiyonlara uğrayabilir:</p>
<p>— yeni doğmuş bebeklerin ve süt çocuklarının ağzı, özenli bir gözetim gerektirir: Geçmeyen küçük beyaz noktacıklar pamukçuk işaretidir; çocuğun iştahı da azalır;</p>
<p>— sık sık, özellikle kışın mikrop kapan burun da temizlenmeli ve bakımı iyi yapılmalıdır. Süt çocuğu, zamanının büyük bölümünü yatarak geçirdiğinden, burun enfeksiyonları kulaklarına ve sindirim sistemine de sıçrayabilir; bebek rahat soluk alamaz, gözleri kızarır ve yaşlanır; bulaşıcı bir hastalıktan korkulur;</p>
<p>— enfeksiyon boğaza yerleşmiş olabilir. Bakıldığında, boğazın kızarmış olduğu ve arka tarafında burundan inen mukozalar görülür. Çocuk içtiğini güçlükle yutar, zaten içmek de istemez; soluk almakta az ya da çok güçlük çeker; hekim muayenesi gereklidir.bebeğin solunum yolları</p>
<p>Birkaç gün süren bir burun-boğaz enfeksiyonundan sonra çok önemli bir solunum güçlüğü (soluk darlığı), karnın üst bölgesinde göğüs kafesi altında soluk alma sırasında içeriye çekilme ve boğuk bir öksürük görülebilir. Bütün bunlar, ciddileşme tehlikesi gösteren ve acil tedavi gerektiren bir gırtlak iltihabının ilk belirtileridir.<br />Kakanın durumuHerhangi bir değişiklik, sindirim sistemi kökenli olabileceği gibi bir iltihaba bağlı da olabileceğinden, çok önemlidir.<br />Kakanın yumuşamasıyla birlikte kusma, anneyi hemen hekime başvurmaya yöneltmelidir. Kaka, çok kötü kokulu, köpüklü, bazen sıvı kıvamdadır; âdeta fışkırır ve kendiliğinden gelir.</p>
<p>Bebeğin görünüşü de değişir: Acı çeker gibidir; mama yemesi ile kusması arasında pek az zaman geçer. Durum birkaç saat içinde son derece ciddileşebilir. Sözkonusu hastalık 20 vede 50 yıl öncesine kadar çoğunlukla ölümle sonuçlanan zehirlenmedir (merkezi sinir sistemi bozukluklarıyla birlikte ciddi ishal). Özellikle yaz mevsiminde olmakla birlikte kışın da görülebilir.</p>
<p>Mutlaka hekime başvurmayı gerektiren bir başka kusma – kaka belirtisi daha vardır. Bu ikincide, kaka, miktarının çokluğu ve kokusuyla dikkati çeker; sıvı halde değildir; sıkı ve yapışkandır. Sık sık, nöbet halinde öksürük görülür. Bu belirtiler pankreas kökenlidir. Teşhisin doğrulanması için hastanede tıbbi muayene gereklidir. .</p>
<p>Bunun tersi bir durum olan ve bazen günlerce sürebilen kabızlık da, çocuk büyük olsa bile, doktora bildirilmelidir. Karın gergindir, arasıra apansızın gelen ishaller görülür; kısa süreli olan bu ishallerin yerini yeniden kabızlık alır. Nedeni, barsakta bir oluşum bozukluğu olabilir. Yukardaki son iki belirtiler topluluğundan burada sözetmekten amacımız, süt çocuğundaki ya da küçük çocuktaki bütün barsak bozukluklarının, (ilk belirtiler çocuğun genel durumunu etkileyecek nitelikte olmasa bile) üstünde durmak gerektiğini anlatmaktır.</p>
<p>Çocuğun kakasını denetlemek her zaman yararlıdır. Kakada genellikle iğnekurtları familyasından küçük beyaz kurtlara Taşlanabilir. Kurt bulunması ayrıca sinirlilik, sancı tipinde karm ağrıları, genellikle geceleri duyulan makat kaşıntısı gibi belirtiler de verebilir. 15 gün ara ile 1 doz müshil verilmesi etkili olur- Zamanında tedavi edilirse tehlikeli değildir.</p>
<p><span style="font-weight: bold;">Başka belirti olmaksızın kusma</span></p>
<p>Çeşitli nedenlerden ileri gelebilir ve anneyi korkutur. Genellikle çocuk üç haftalık olduktan sonra ortaya çıkar ve gündüz, karnı aç süt çocuklarında daha artar. Mamanın sonuna doğru ya da mamadan hemen sonra görülür. Mide kapısı darlığını düşündürür.</p>
<p>Bazen 1 yaşından büyük çocukta, ön belirtiler olmadan ya da pek az ön belirtiyle apansız kusmalar görülür. Kuvvetli bir ekşi koku varsa ve sidikte yoğunlaşma izleniyorsa, aseton işemeye (asetonüri) bağlı kusmalar akla gelmelidir. İyi tedavi edilirlerse tehlikeli değillerdir.</p>
<p>Kusmalar, beslenme rejiminin ve bazı besinleri bünyenin kaldırmamasınm sonucu da olabilir.</p>
<p>Bebek süt rejimindeyse, hekim çeşitli sütleri denedikten sonra, bebeğin bünyesinin süt kaldırmadığına karar verebilir.</p>
<p>Yumurta da, yedikten yaklaşık 2 saat sonra fışkırma tipinde kusma yapabilir. Çocuğa birçok kez yumurta yedirdikten sonra hep aynı tepki görülmüşse, yumurta vermekten vazgeçilmelidir.</p>
<p><span style="font-weight: bold;">Döküntüler</span></p>
<p>Döküntüler genellikle, bulaşıcı hastalıkları akla getirir. Oysa bulaşıcı hastalıkların çocuk 5 aylık olmadan önce görülmesine çok ender raslanır.</p>
<p>Çocuk her an mikrop alabilir; çevrede okul çağında çocuklar bulunması ve eve gelen komşu çocukların sonradan hastalığa yakalanması, bebeğin hırçmlaşıp burnunun akmaya ve gözlerinin parlamaya başlaması gibi ön belirtilerden sonra, teşhise yön verici olgulardır.</p>
<p>Süt çocuklarında başka döküntüler de görülebilir (bir başka çocuktan alınan mikroplara bağlı olanların dışında)</p>
<p>— impetigo (çakmak hastalığı), yerde emekleyerek hareket etmeye başlayan bebeklerde sık görülen bir rahatsızlıktır: Kırmızı sivilceler biçiminde ortaya çıkar; sivilceler kabarır, sarımsı renkli ve kalın kabuklar oluşturarak hızla yayılır (sürekli sürtünmeler de yayılmayı kolaylaştırır). Öteki çocuklara, hattâ yetişkinlere bulaşmasına oldukça sık raslanır. Bulaşma, oyuncak ve çamaşırlar yoluyla olduğundan, temizliğe büyük özen göstermek- gerekir;</p>
<p>— kabaetlerde görülen döküntüler (pişik), alt bölümü sertleşmiş iri sivilceler biçimindedir; temizlik kurallarına gereğince uyulmamasının sonucudur;</p>
<p>— kurdeşen, 3 yaşından küçük çocuklarda pek görülmez; buna karşılık prurigoya (kaşıntılı bir deri hastalığı) daha sık raslanır.- Nöbetler halinde ilerleyen ve bazen haftalarca sürebilen, şiddetli kaşıntılar yapan bir döküntüdür. Kabarcık ya da kesecik biçimli sivilcelerin oluşturduğu kahverengi kabuklar düştüğünde, yerlerinde iz kalır. Bu hastalık, suçiçeğine benzemekle birlikte ayırdedil-mesi kolaydır.</p>
<p><span style="font-weight: bold;">Ağrılı bir bölgenin ortaya çıkması</span></p>
<p>Küçük çocuk pek az konuşabildiğinden ya da hiç konuşamadığından, neresinin ağrıdığını açıkça belirtemez. Ağrının yerini arayıp bulmak ana-babaya düşer.</p>
<p><span style="font-weight: bold;">Kulak</span></p>
<p>Kulak iltihapları, kulaklarda sık sık ağrıya neden olur. Bunlar genellikle, bir burun-boğaz iltihabının orta kulağı mikroplandırması sonucu ortaya çıkarlar; yatar durumda bulunmak hastalığın yayılmasını kolaylaştırır. Süt çocuğu sık sık başını yastığa sürter, ağlar ve acı çektiğini belli eder; ateş, fışkırma halinde kusmalar ya da ishal gibi belirtiler de görülebilir. Sürekli oturabilen ya da ayakta durabilen çocuklarda, kulak iltihabına daha az raslanır.</p>
<p><span style="font-weight: bold;">Boğaz</span></p>
<p>Bebek, aç ya da susuz olduğu halde yemek ya da içmek istemiyorsa, anjin türünden bir yutak iltihabı sözkonusu olabilir: Ateş yüksek, boğaz kızarmış ve ağrılıdır.</p>
<p><span style="font-weight: bold;">Kollar</span></p>
<p>Bazen az ya da çok işlev yitimiyle birlikte kollarda şiddetli ağrılar görülür. Bu bir büyüğün, çocuğun merdiven çıkmasına ya da inmesine, paltosunu çabucak giymesine «yardım» amacıyla kolunu dikkatsizce çekmesi sonucudur.</p>
<p>Bazı çocuklarda hiç bir şey olmaz, bazısında ise eklemlerden biri, bu davranışlar sonucunda (omuz ya da dirsek düzeyinde) yerinden çıkar. Hekim, çıkığı kolayca yerine oturtabilir.</p>
<p><span style="font-weight: bold;">Karın</span></p>
<p>Süt bebeğinin karm ağrıları gelip gidici sancılar tipindedir ve aldığı besinlere bağlıdır. Bebek ağlar ve kıvranır. Rahatlatmak için karnına dairesel hareketlerle masaj yapılır. Ağrı geçmiyorsa ya da sık sık tekrarlıyorsa, beslenme rejimini gözden geçirmek gerekir.</p>
<p>Daha büyük bir çocuk karm ağrısından yakınıyorsa kakasına bakıp, kurt olup olmadığını görmek gerekir. Yoksa ve ağrı daha çok sağ taraftaysa, apandis iltihabı (apandisit) akla gelmeli ve hekime başvurulmalıdır.</p>
<p><span style="font-weight: bold;">Kasıklar</span></p>
<p>Kasık fıtığı olan bir süt çocuğu, sürekli gözetim altında tutulmalıdır; çünkü, fıtığın dışarı çıkmasını önlemek gerekir.</p>
<p>Çocuk apansızın çok ağlamaya başlarsa fıtık sargısı denetlenmeli ve gerekiyorsa fıtık elden geldiğince çabuk yerine sokulmalıdır. Fıtık boğulması tehlikeli bir ihtilattır ve acil cerrahi girişim gerektirir.</p>
<p><span style="font-weight: bold;">Bakım</span></p>
<p>Aşırılığa kaçılmamak, ama umursamazlık da edilmemelidir. Bebekler sözkonusu olduğunda kararların çabuk alınması gerekir.</p>
<p><span style="font-weight: bold;">Ateşi düşürme yolları</span></p>
<p>Çırpınma tehlikesi büyük olduğundan (bu, beyin için zararlı olabilir), küçük çocuğun ateşi yükseldiğinde önlem almak gerekir. Anne, çocuğu «ateş bastığını» anlar anlamaz ateşini ölçmeli ve aspirinli bir fitil koymalıdır.</p>
<p>Odanın durumu ve bebeğin giyimi denetlenmelidir.</p>
<p>Her ateş yükselişinin denetlenmesi gerekir. Ateş, fitil konduktan yarım saat sonra azalmış olmalıdır. Fitil yerine çocuğa, şekerli su içinde ateş düşürücü bir toz da verilebilir.</p>
<p>Yazın süt çocuğunu ateş basarsa, serin bir banyo (çocuğun beden ısısından 2°C daha soğuk) yaptırılabilir; ayrıca, aynı suda bir bez ıslatılarak 5-10 dakika çocuğun başına konur.</p>
<p><span style="font-weight: bold;">Solunum yollarının bakımı</span></p>
<p>Solunum yolları kışın sık sık dolar ve ateş yükselmesine neden olur.</p>
<p>Çocuğun daha rahat soluk almasını sağlamak için, burnu sık sık temizlenmelidir. Birkaç damla mikrop kırıcı ilaç da kullanılabilir.</p>
<p>Bazı anneler, çocuğun göğsüne merhem, viks, v.b. sürerler. Pek yaygın olmamakla birlikte lapa kullananlar da vardır.</p>
<p>Çocuk öksürdüğü zaman öksürük şurupları verilmelidir. Burun – boğaz iltihapları, önemsenmezlerse ihtilatlara yolaçabilirler. Sindirim yollarının bakımı</p>
<p>Süt çocuğu ishal olduğunda, günlük mama listesine havuç püresi eklenebilir (çocuk bunu kolayca yer); ayrıca pirinç suyu da verilebilir.</p>
<p>Kaka yumuşaklığı (hafif ishal), pirinç suyu. pirinç unları, havuç çorbası ya da lapalaştırılmış havuçla rahatça giderilebilir.</p>
<p>Bütün bu besin maddelerinin etki ilkeleri birbirinin aynıdır ve yeterlidir. İshal daha ciddiyse, anne, sütü kesmeli, çocuğa su içirmeli ve hekime başvurmalıdır. İshalin kendi kendine geçmesini beklemek, son derece yanlış bir davranıştır.</p>
<p>Sağlıklı bir çocukta görülebilecek kusmalar, biberon içeriğinin kıvamı unla koyulaştırılarak azaltılabilir (çoğunlukla). Ayrıca, bebek mamasını yedikten sonra, biraz daha uzun süre yarı oturur durumda tutulur. Mamanın koyulaştırılması, genellikle kusmaları geçirir.</p>
<p><span style="font-weight: bold;">Derinin bakımı</span></p>
<p>Her şeyden önce temizlik kurallarına uymak gerekir: Bebeğin altı sık sık değiştirilerek pişikler, başı şampuanla yıkanarak da kabuk oluşması önlenmelidir. Yalın pişik görüldüğünde pudra ve merhem kullanımı bırakılmalı, kabaetlerde yüzde l’lik eyozin ya da civa türevi cinsinden renklendirici bir madde sürülerek, olanak ölçüsünde çıplak bırakılmalıdır. Sivilcelere karşı 10 litre suya 1 gram hesabıyla permanganat banyosu öğütlenir. Bebek 5-10 dakika bu banyoya sokulduktan sonra, aynı madde ile sivilcelere tampon yapılır. Üstüne hiç bir ilaç koymadan kabaetleri çıplak bırakmak uygundur.</p>
<p>İmpetigoda (çakmak hastalığı), bozunlar mikrop kırıcı bir eriyikle temizlenmeli, sonra hekimin öğütteyeceği antibiyotikli bir merhem ya da metilen mavisi tipi çok etkin bir renklendirici madde sürülmelidir.</p>
<p><span style="font-weight: bold;">Hekime ne zaman başvurulmalıdır?</span></p>
<p>Hemen tedavisi gereken ateş yükselmesi durumu dışında, çocuğa herhangi bir ilaç vermeden önce) hekime danışmak gerekir. Bir hastalığın tekrarlatmasında kullanılacak ilaç farklı olabilir.</p>
<p>Aşağıdaki durumlarda vakit geçirmeden hekime başvurulmalıdır:</p>
<p>— fitil konduktan ya da bebek aspirini verildikten sonra da ateş düşmüyor ya da yükselmeyi sürdürüyorsa;</p>
<p>— çocuk soluk almakta güçlük çekiyor, inliyor ya da soluk alması hızlanıyorsa;</p>
<p>— çocuğun ishali çok suluysa ve az miktarda</p>
<p>bile verilen sıvı besinleri tutamayıp kusuyorsa, yüzü değişiyor, rengi soluyor ve deride kırışıklıklar beliriyorsa, bebek hareketsiz kalıyor ve hızla kilo yitiriyorsa, çoğunlukla hastaneye kaldırılması gerekecektir.</p>
<p>Bazı durumlarda her dakika değerlidir. Bu nedenle, ana-baba hekime güvenmeli ve gerektiğinde başvurmalıdırlar.</p>
<p><span style="font-weight: bold;">Yapılmaması gereken şeyler</span></p>
<p>Bebeğin ateşi yükseldiğinde ilk ve en sık yapılan şey, üstünü iyice örtmektir. Oysa ateş, süt çocuğunun beden ısısı kararlılığının henüz kurulmamış olmasından ileri geldiğinden, bu davranış son derece yanlıştır. Bebeğin üstü ne kadar örtülürse, ateşi o kadar yükselir. Bu nokta özellikle yaz aylarında, bebeğin ateşi dişleri çıkmakta olduğu için yükseldiğinde ve çok sıcak odalarda önemlidir. Nezleli bir küçük çocuk, ateşi yoksa ve hava yumuşaksa dışarı çıkarılabilir. Hava değiştirmesi iyidir; ayrıca, tıpkı büyüklerde olduğu gibi (uzun süre kapalı kalırsa), ilk dışarı çıkışında hastalığın tekrarlama tehlikesi vardır.</p>
<p>Kabaetlerde döküntü (pişik) başgösterirse, hele bu döküntü kabarcık ve aşınmak türdense, pudra ve merhem kullanılmamalıdır. Bu iki madde, bozunlarm kurumasını engeller ve enfeksiyonu artıran kabuklar oluşturur.</p>
<p>Çocuklarla uğraşan kişilerin (dolayısıyle annelerin) en büyük kusurları, çocuğun sağlık durumunu iştahına göre değerlendirmeleridir. Oysa bebek, tıpkı yetişkinler gibi tepki gösterir. Nasıl yetişkin, gündüzleri mevsimlere ve sağlık durumuna göre düzensiz yemek yerse, çocuk da öyle yapar. Durum süt çocukları için de aynıdır.</p>
<p>Yemek yeme isteksizliğine saygı göstermek gerekir; yoksa bunun iştahsızlığa dönüşme tehlikesi vardır. Çocuğun isteksizliği genellikle ateş ya da hastalık dönemlerine raslar: Acıkmaz; yedirilme çabalarına direnir; bu tutumuyla 6t7 aylıktan başlayarak (bazen daha da önce) durumdan yararlanmaya koyulur.</p>
<p>Çocuğa mama veren kişinin, hele çocuk hasta ya da yorgunsa, zorlamamak gerektiğini mutlaka anlaması gerekir. Besin eksikliği, bol” miktarda ve çeşitli içeceklerle giderilebilir.</p>
<p>Bir hastalık belirdiğinde, daha önceki hastalıklarda başvurulmuş antibiyotikler, kortizon tü<br />revleri; v.b. özgül ilaçları kullanmak çok tehlikelidir. Bunlar teşhisi yanıltabilir, geciktirebilir ya da hiç bir etki göstermeyebilir.</p>
<p>Bebeğin alt bakimi: Dünyada hiç bir şeyin süt bebeğinin cildi kadar nazik ve duyarlı olmadığı unutulmamalı, yıkamadan önce, su emdirilmiş bir pamukla silinmelidir. Yıkamadan sonra derinin sağlıklı kalması için, A ve D vitaminleri içeren bin merhem sürülerek bu hassas deri, sidik ve kakanın tahrişinden korunmalıdır.</p>
<p><span style="font-weight: bold;">Sağlık karnesi</span></p>
<p>Çocuğun kimlik kartı gibidir. Ana-baba, hattâ bazen hekimler, sağlık karnesine gereken değeri vermezler..</p>
<p>Karnenin görevi doğumevinde başlar; dolayısıyle tutulmaya da doğumevinde başlanır. Karneye bütün aşılar ve tarihleri, bulaşıcı hastalıklar, çocuğun ağırlığı, beslenme rejimi ve değişiklikler, emzik dönemi, verilen unlu besinler, sebzeler, vitaminler ve dozları kaydedilir.</p>
<p>Olağandışı bakımlar (tıbbi ya da cerrahi gerekçelerle hastaneye kaldırılma, kan verme, tetanos serumu, v.b.) da karneye yazılmalıdır. Bütür. bunlar, ilerde, çocuğun organik tepkilerinin anlaşılmasına yardımcı olacaktır.</p>
<p>İyi tutulmuş bir sağlık karnesini okuyan hekim, küçük hastasını hemen tanır. Ana-baba, çocuğun tıbbi geçmişini her zaman gerektiğince arılatamayabilir, özellikle kaygılıyken ya da panik içinden bunu yapamaz. Bu bakımdan sağlık karnesi, yolculuklarda da birlikte bulundurulmalıdır Süt çocukları tatillerde de hastalanabilir; sağlık karnesi varsa ve iyi tutulmuşsa, hekim aradığı bütün bilgileri burada bulacaktır.</p>
<p>Karnenin bir üstünlüğü de sağlık fişleri’ gibi kolayca yitirilmemesi ve çok çocuklu bir anneyi çocuklarının hastalık ve aşılarıyla bunların tarihlerini birbirine karıştırmaktan korumasıdır.</p>
<p>Genç anne, bebeğinin sağlık karnesinin önemini bilmeli ve gereken özeni göstermelidir.</p>
<p>Bütün bu saydıklarımıza karşın sağlık karnesi tutulmamışsa, çocuk hastalandığında hekime başvurulduğu zaman (özellikle çocuğu doğumundan beri gören hekimin dışında.bir hekim sözko-nusu olduğunda), çocuğa verilmiş eski reçeteler de ana-babanm yanında bulundurulmalıdır.
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-1662631086534318326?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gurbuz.org/yeni-dogmus-bebeklerin-solunum-yollari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cilt Lekelerinden Kurtulmanın Yolları</title>
		<link>http://www.gurbuz.org/cilt-lekelerinden-kurtulmanin-yollari.html</link>
		<comments>http://www.gurbuz.org/cilt-lekelerinden-kurtulmanin-yollari.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Sep 2010 14:55:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt]]></category>
		<category><![CDATA[Kurtulmanın]]></category>
		<category><![CDATA[lekelerinden]]></category>
		<category><![CDATA[yolları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gurbuz.org/cilt-lekelerinden-kurtulmanin-yollari.html</guid>
		<description><![CDATA[Cilt Lekelerinden Kurtulmanın Yolları Yazın tadı gerçekten bir başka oluyor. Deniz, kum güneş… Fakat her güzelliğin de bir sıkıntısı mutlaka vardır. Bu sıkıntılardan en öenlilerinden biri de ciltteki lekelerin koyulaşarak artması… Güneş koruyucu kremlerin yetersiz kalması, koruyucuları sık sık yineleme, yazın deriyi güneşe karşı hassaslaştıran ilaç kullanımı yaz aylarında lekelerin çoğalmasına sebep oluyor. Lekelerin koyulaşması, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cilt Lekelerinden Kurtulmanın Yolları</strong></p>
<p>Yazın tadı gerçekten bir başka oluyor. Deniz, kum güneş… Fakat her güzelliğin de bir sıkıntısı mutlaka vardır. Bu sıkıntılardan en öenlilerinden biri de ciltteki lekelerin koyulaşarak artması…</p>
<p>Güneş koruyucu kremlerin yetersiz kalması, koruyucuları sık sık yineleme, yazın deriyi güneşe karşı hassaslaştıran ilaç kullanımı yaz aylarında lekelerin çoğalmasına sebep oluyor. Lekelerin koyulaşması, doktorlara başvuran hasta sayısının sonbahar aylarında artmasına neden oluyor.</p>
<p>Fakat bundan korkmayın! Cildinizin lekesiz ve canlı olmasını sağlamak yine sizin kendi elinizde.</p>
<p>Cildin lekesiz ve daha canlı görünmesini sağlamak amacıyla A vitamini, hidrokinon, arbutin, meyve ve sebze asitleri, kojik asit, fitik asit, azelaik asit, C vitamini gibi maddelerden yararlandıklarını ifade eden Dr. Okan, sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>“Sonbahar ayları peeling için uygun vakittir. Yaz boyunca ciltte meydana gelen ölü cilt artıkları, mat görüntü peelingle uzaklaştırılır, cilt renginde açılma oluşur. Peeling işlemi derinlik seviyesine göre hafif, orta, derin olmak üzere tasnif edilir. Yüzeysel peeling veya diğer adıyla hafif peeling işleminde çoğunlukla alfa hidroksi asitler, beta hidroksi asitler ve Jessner solüsyonu tercih edilir.”</p>
<p>PEELİNG ÇEŞİTLERİ NELERDİR ?<br />* Yüzeysel Peeling: Hafif derecede olan lekeler, ince kırışıklıkların giderilmesi ve çok yüzeyel akne izleri için kullanılır. Peeling işlemi sonrası yara iyileşme süresi kısadır. Kişinin günlük aktivitelerinde kısıtlamaya çok fazla neden olmaz.</p>
<p>* Orta Peeling: Orta şiddetde olan akne izlerinin giderilmesinde, derideki pürüzlerin ortadan kaldırılmasında, ince kırışıklıkların giderilmesinde ve uygun vakalarda lekelerin açılmasında kullanılan peeling çeşitidir. En sık TCA (Trichloro acetic acid) tercih edilir. Orta peeling yüzeysel peelinge göre daha etkili olup daha iyi sonuçlar elde edilmektedir. Tercih edilecek TCA yönteminde asidin derinin hangi tabakasına ulaşıldığının bilinmesi olası komplikasyon riskini en aza indirmektedir. Yara iyileşme süresi yaklaşık bir haftadır.</p>
<p>Derin Peeling: Derin kırışıklar ve derin akne izlerinde tercih edilen peeling çeşididir. En sık fenol(phenol) tercih edilir. Anestezi altında yapılan bir işlemdir. Yara iyileşme süresi diğer peeling çeşitlerine göre daha uzundur. Peeling sonrası yara bakımı çok önem taşımaktadır. Açık tenli kişilerde özellikle tercih edilir.</p>
<p>CİLDİ SOYMAK RİSKLERİ AZALTIYOR<br />* Peeling öncesi cildi peelinge hazırlayan ürün kullanımı soyma işleminin etkilerini artırmakta, işlem sonrası gelişebilecek olası riskleri azaltmaktadır.<br />* Soyma işlemi mutlaka dermatolog yada estetik cerrah gözetiminde uygulanmalıdır.<br />* Güneş koruyucu kullanımı soyma işlemi sonrası çok önemlidir.<br />* Hatta kullanılacak fondöten ve nemlendiricilerin bile güneş koruyucu içermesine dikkat edilmelidir.<br />* Peeling işleminin sıklığı bireyin cilt yapısı ve yapılan peeling yönteminin çeşidine göre belirlenir.</p>
<p>NEMLENDİRİCİYE DİKKAT: DOĞRU SEÇİM HER ZAMAN ÇOK ÖNEMLİ<br />Yazın bitimiyle birlikte kişiler kullandıkları cilt bakım ürünlerinde değişiklik yapmalıdır. Kullanılacak cilt temizleyicilerinin ve nemlendiricilerin kişinin cilt yapısına uygun olması gerekir.</p>
<p>* Karma ve kuru cildi olan kişiler alkol içermeyen temizleyici ve tonikleri tercih etmelidir.<br />* Yoğun nemlendiriciler ve nem maskeleri kuru cildi olan kişilerin, su bazlı, non komedogenik nemlendiriciler ise karma ve yağlı cilt yapısına sahip kişilerin kullanması gereken cilt bakım ürünleridir.<br />* Güneşin zararlı etkileri tüm yıl boyunca devam ettiğinden, dışsal yaşlanmaya sebep olan en önemli faktörün güneş ışınları olduğu kabul edildiğinden, güneş koruyucu kullanımına sonbaharda da devam edilmelidir. Kullanılacak koruyucu yaza göre daha düşük faktörlü olabilir.<br />* Yaz aylarında cilt lekelerinde koyulaşma gözlenir. Güneş koruyucu kullanımındaki yetersizlik, koruyucu sürülmesini tekrarlamama, yazın cildi güneşe karşı hassaslaştıran ilaç kullanımı lekelerin artmasına sebep olur.
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-8324544156705780265?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gurbuz.org/cilt-lekelerinden-kurtulmanin-yollari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>kilo verirken yağ yakmanın yolları</title>
		<link>http://www.gurbuz.org/kilo-verirken-yag-yakmanin-yollari.html</link>
		<comments>http://www.gurbuz.org/kilo-verirken-yag-yakmanin-yollari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Jul 2010 20:56:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[KİLO]]></category>
		<category><![CDATA[verirken]]></category>
		<category><![CDATA[yağ]]></category>
		<category><![CDATA[yakmanın]]></category>
		<category><![CDATA[yolları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gurbuz.org/kilo-verirken-yag-yakmanin-yollari.html</guid>
		<description><![CDATA[İşlemeyen vücut yağ bağlar. Sürekli yiyip yan gelip yatarsanız yada tüm gün masa başında yiyip içip hareketsiz çalışırsanız vücudunuzun yağ bağlamasını engelleyemezsiniz. Hiç yemeyen biri de kilo alabilir. O halde ne yapmalıyız. Vücudunuz neden yağ depolar, hızlı yağ yakmak için ne yapmalısınız. Hızlı yağ yakma diyette yağ alımını kesmek kilo verme sürecini hızlandırır.Uzmanlara göre yapılan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İşlemeyen vücut yağ bağlar. Sürekli yiyip yan gelip yatarsanız yada tüm gün masa başında yiyip içip hareketsiz çalışırsanız vücudunuzun yağ bağlamasını engelleyemezsiniz.</p>
<p>Hiç yemeyen biri de kilo alabilir. O halde ne yapmalıyız. Vücudunuz neden yağ depolar, hızlı yağ yakmak için ne yapmalısınız.</p>
<p>Hızlı yağ yakma diyette yağ alımını kesmek kilo verme sürecini hızlandırır.<br />Uzmanlara göre yapılan en yaygın hatalardan biri çok az yemek. Bu metabolizmanın yavaşlamasına neden olur.</p>
<p>Vücut olanı koruma moduna girer. Vücudun enerji seviyesini ve metabolik işlemleri sürdürebilmesi için belli bir miktar besine ihtiyaç vardır. Bu nedenle çok az yağ tüketmek de bir problemdir. Diğer bir yaygın hatada sürdürülebilir olmayan bir diyeti takip etmektir. Hızlı zayıflama diye bir kavram yoktur.</p>
<p>Doğru bir diyet hızlı bir incelme değil kilo sorununa uzun vadeli bir çözüm getirmelidir. Çok az yemek genellikle kilo kaybının hızının artmasını sağlayacaksada sürdürülebilir olmadığından yetersiz beslenmeye sebep olabilir.</p>
<p>Ayrıca karbonhidratlar gibi tüm bir besin grubunu tamamen kesmekde çok yanlış. Karbonhidrat eksikliği vücudun yeteri kadar lif ve B vitamini alamamasına sebep olur. Buda egzersiz için ihtiyaç duyulan kan şekeri ve glikoz seviyelerinin düşmesine yol açabilir.</p>
<p>Karın bölgesinde oluşan yağlanma tehlikeli mi?<br />Özellikle karın ve bel bölgesinde oluşan aşın yağlanma, obezite, insülin direnci, diyabet, kısırlık ve kardiyovasküler hastalıklara sebep olabilir.</p>
<p>Gece geç saatte yemek kilo vermeyi engeller mi?<br />Vücudunuz çalışmayı gece de durdurmaz ve uyurken uzun bir süre açlık döneminde olduğunuz için aslında önemli miktarda enerji yakarsınız.</p>
<p>Ama çoğu kişi belli bir saatten sonra atıştırmamayı yararlı bulur çünkü bu zamanlar az yemek kilo almaya sebep olabilir. Akşamları televizyon karşısında abur cubur olarak tabir edilen kalori değeri yüksek yiyeceklerden farkında olmadan bolca tüketebilirsiniz.</p>
<p>Tabi bu noktada önemli olan neyi ne kadar yediğiniz. Mutfaktaki raflarınızı meyve ve fındık gibi düşük glisemik indeks değerine sahip atıştırmalıklarla doldurmak harika bir fikir olabilir. Bu metabolizmanızın çalışmasını hızlandırır ve sizi aşırı yemekten, özelliklede sağlıksız yiyeceklerden korur.
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-7697522619544472977?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gurbuz.org/kilo-verirken-yag-yakmanin-yollari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Göbeğinizden kurtulmanın yolları</title>
		<link>http://www.gurbuz.org/gobeginizden-kurtulmanin-yollari.html</link>
		<comments>http://www.gurbuz.org/gobeginizden-kurtulmanin-yollari.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 20:54:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Göbeğinizden]]></category>
		<category><![CDATA[Kurtulmanın]]></category>
		<category><![CDATA[yolları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gurbuz.org/gobeginizden-kurtulmanin-yollari.html</guid>
		<description><![CDATA[Göbekte toplanan yağları eritmek hem kadınların hem de erkeklerin en büyük sorunu bu sorundan kurtulmak istiyorsanız bu haber size&#8230; Beslenme uzmanları, bu bölgede toplanan yağları eritmek için özel bir beslenme şeklinin geliştirilmesi gerektiğini ve egzersiz yapılmasını öneriyor. İşte göbeğinizdeki yağlardan kurtulmak için birkaç egzersiz örneği ve beslenme şekilleri&#8230; Birçoğumuzun korkulu rüyası olan fazla kilolar, kiminin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Göbekte toplanan yağları eritmek hem kadınların hem de erkeklerin en büyük sorunu bu sorundan kurtulmak istiyorsanız bu haber size&#8230;</p>
<p>Beslenme uzmanları, bu bölgede toplanan yağları eritmek için özel bir beslenme şeklinin geliştirilmesi gerektiğini ve egzersiz yapılmasını öneriyor.</p>
<p>İşte göbeğinizdeki yağlardan kurtulmak için birkaç egzersiz örneği ve beslenme şekilleri&#8230;</p>
<p>Birçoğumuzun korkulu rüyası olan fazla kilolar, kiminin basen, kiminin bel çevresinde toplanırken kiminin de göbek bölgesinde yoğunlaşıyor. Bu bölgelerde toplanan yağları eritmek ise hiç kolay olmuyor. Aylarca süren diyetler, her gün yapılan sporlar kilo vermeyi kolaylaştırıyor; ancak basen, bel, göbek çevresindeki yağların erimesinde etkili olmuyor. Hem erkeklerin hem de kadınların problemi olan göbek çevresi ise uzmanlara göre kilo artışının en çok, kilo kaybının en az gözlendiği bölge. Bu yüzden fizyoterapistler ve beslenme uzmanları göbek bölgesinde incelmenin özel diyet ve egzersizlerle sağlanabileceğini söylüyor ve bazı önerilerde bulunuyor. Beslenme Uzmanı Ender Saraç&#8217;a göre, her gün, sabah akşam ellişer defa mekik çekmek göbekteki yağlardan kurtulmak için yapılması gereken ilk adım.</p>
<p>Karbonhidratlardan uzak durun</p>
<p>Memorial Şişli Hastanesi Beslenme veDiyetbölümünden Dr. Yeşim Çelik ise, &#8220;Karbonhidratlı besinleri diyet esnasında fazla tüketmemek gerekli.&#8221; şeklinde bir öneride bulunuyor. Dr. Çelik, dengesiz beslenmenin ve kronik stresin bölgesel yağlanmalarda etkili olduğunu söylüyor. Bu yüzden bölgesel yağın sebeplerinin, tahlillerle kontrol ettirilip ona göre bir beslenme düzenine girilmesi gerektiğini belirtiyor. Simit, börek, meşrubat, cips, gofret, tatlı, hazır et suları ve salata soslarının göbek bölgesinde yağlanması olanlar için tehlikeli olduğuna değinen Çelik, &#8220;Karbonhidrat ağırlıklı bu gıdaların fazla tüketilmesi sonucunda yağlar belirli bölgelerde toplanır. Bu yüzden yağları karın çevresinde toplananlar bu gıdalardan uzak durmalı.&#8221; diyor. Uzun açlıkların karın bölgesinde yağlanmayı tetiklediğini söyleyen Çelik&#8217;e göre hiç ekmek yememek, aç kalmak, ara öğünler yapmamak ve ana öğünleri atlamak gibi hatalardan ise mutlaka uzak durulmalı.</p>
<p>Yeşil çay ve egzersiz olmadan olmaz</p>
<p>Kan şekerini ayarlayan, stresi azaltıp uyku düzenini sağlayan yeşil çay, Yeşim Çelik&#8217;e göre karın bölgesindeki yağlanmayı da önlüyor. Çelik, gün içinde sürekli yeşil çay içmenin bir süre sonra total karın yağlarını, deri altı karın yağlarını ve trigliseridleri düşürdüğünü söylüyor. Sema Hastanesi&#8217;nden fizyoterapist Hatice Çetinkaya da egzersiz olmadan göbekte incelme sağlamanın imkânsız olduğuna değiniyor ve bazı bölgesel egzersiz önerilerinde bulunuyor.</p>
<p>Bu egzersizleri denemeden göbeğinizden kurtulmanız zor</p>
<p>Sema Hastanesi fizyoterapisti Hatice Çetinkaya: &#8220;Göbek oluşumunun iki sebebi var. Biri hareketsiz yaşam şeklinin eşlik ettiği aşırı beslenmeye, diğeri yine hareketsiz yaşamın yanında yaş ilerlemesine bağlı. Bu yüzden, karın bölgesindeki yağlardan kurtulmanın en önemli yolu, özel diyetlerin yanında, sık sık egzersiz yapmak. Egzersizler yemekten en az 2 saat sonra, bol su tüketilerek yapılmalı. Ayrıca her hareket 30 defa tekrar edilmeli.</p>
<p>Egzersizlere örnekler</p>
<p>Sırtüstü uzanın, dizler bükülü, ayak tabanları yerde (çengel pozisyonu), bel çukuruna bir havluyu rulo yaparak yerleştirin. Karın ve bel kaslarınızı kasarak havluyu yatağa doğru bastırın, 5-8 saniye sayın ve bırakın.</p>
<p>Çengel pozisyonunda bir bacağınızı dizden tutarak kavrayın, karnınıza doğru sıkıca bastırın, 5-8 saniye sayın, diğer bacağınızla da tekrarlayın.</p>
<p>Sırtüstü, çengel pozisyonunda iki dizinizi sıkıca tutun, karnınıza doğru bastırın, 5-8 saniye sayın ve bırakın.</p>
<p>Çengel pozisyonunda iki diz birden önce bir yana, sonra diğer tarafa olmak üzere sağa ve sola devrilir, her iki yanda da 5-8 saniye sayılır.</p>
<p>Sırtüstü çengel pozisyonunda iki elle dizlere dokunulmaya çalışılır, 5-8 saniye sayılır.</p>
<p>Sırtüstü, çengel pozisyonunda bir el ile zıt taraf dize ulaşılmaya çalışılır, 5-8 saniye sayılır.</p>
<p>Sırtüstü yatarken, her iki bacakla havada pedal çevirme hareketi yapılır.</p>
<p>Sırtüstü yatılır, her iki bacak havaya kaldırılır, yanlara açılarak V şekline getirilir, 5-8 saniye sayılır, kapatılarak başlangıç pozisyonuna dönülür.</p>
<p>Sırtüstü yatılır, her iki bacak yerden 20-25 cm kaldırılır. 5-8 saniye sayılır, bacaklar indirilir.</p>
<p>Ayakta, hazırol vaziyetinde durulurken bir elle diz hizasına gelene kadar yana eğilin, 5-8 sn. sayılır, aynı hareket diğer taraf için de tekrarlanır.</p>
<p>Her gün mutlaka 50 kez mekik çekilmeli</p>
<p>Ender Saraç&#8217;ın da karın bölgesindeki yağları eritmek için bazı tavsiyeleri var. İlk olarak her gün sabah-akşam 50 kez mekik, 50 kez yanlara mekik çekilmesini, 50 kez de ense köküne yerleştirdiğimiz bir sopa yardımı ile süratli bir şekilde sağa-sola dönülmesini öneriyor. Daha sonra avokado yaprağı, yeşil çay, kiraz sapı ve mısır püskülünden oluşan bir karışım tarifi veriyor. Bu çayın yemeklerden biraz sonra içilmesinin incelmeye yardımcı olacağını söylüyor. Bir de ayın tek günlerinde yapılması gereken bir diyet listesi çıkarıyor.
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-5403671773978760431?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gurbuz.org/gobeginizden-kurtulmanin-yollari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KALORİ YAKMANIN YOLLARI</title>
		<link>http://www.gurbuz.org/kalori-yakmanin-yollari.html</link>
		<comments>http://www.gurbuz.org/kalori-yakmanin-yollari.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Jun 2010 04:53:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kalori]]></category>
		<category><![CDATA[yakmanın]]></category>
		<category><![CDATA[yolları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gurbuz.org/kalori-yakmanin-yollari.html</guid>
		<description><![CDATA[Sık kilo alıp vermek bir çok kadının başbelasıdır. Bu yüzden pek çok diyet uygulanır, sporlar yapılır hatta gerekirse bıçak altına yatılır. Liposakşın veya mideye kelepçe taktırmak gibi. Kadınların yağ oranı erkeklere oranla daha fazla olduğundan kaınlar bu tür sotunlarla daha çok karşılaşır. Erkeklerde de kilo sorunu vardır ama nedense erkekler bunu kadınlar kadar çok önemsemez. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 283px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/S__GxGA2HtI/AAAAAAAAAoU/Q3aE24psCLs/s400/KALOR%C4%B0+YAKMANIN+YOLLARI.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5476314218635861714" border="0" />
<div style="text-align: justify;">Sık kilo alıp vermek bir çok kadının başbelasıdır. Bu yüzden pek çok diyet uygulanır, sporlar yapılır hatta gerekirse bıçak altına yatılır. Liposakşın veya mideye kelepçe taktırmak gibi. Kadınların yağ oranı erkeklere oranla daha fazla olduğundan kaınlar bu tür sotunlarla daha çok karşılaşır. Erkeklerde de kilo sorunu vardır ama nedense erkekler bunu kadınlar kadar çok önemsemez. Erkeklerin genellikle zayıflamak veya diyet yapmak gibi bir sorunları yoktur. Öyleyse aşağıdaki öneriler daha çok kadınların işine yarayacak türden. Çok fazla kendinizi sıkıntıya sokmadan rahat bir diyet uygulamak ve ideal kilonuza kavuşmak için bir kaç öneri sizlere.<br />1- Kilo almanın en önemli nedenlerinden biri yemek aralarında atıştırmaktır. Atıştıracağınız zamanlarda su için.<br />2- Buzdolabınızı boşaltın. Böylece hem para harcamazsınız hem de sizi atıştırmaya iten neden yok olur.<br />3- Yeterince uyuyun. Böylece, yiyerek alacağınız enerjiyi uyurken toplamış olursunuz.<br />4- Alkol, ekmek ve karbonhidratlardan uzak durun.<br />5- Karanlık ortamlarda bulunmamaya ve akşamları bir saat önceden uyumaya çalışın. Eğer akşam bir şeyler izlemek istiyorsanız. Karanlık değil, aydınlık bir ortamda yapın bunu.<br />6- Kahvaltı günün en önemli öğünü olduğundan mutlaka kahvaltı yapın. Bu size gün içinde harcamanız gereken enerjiyi verecektir ve öğlen yemeğinde çok acıkmayacaksınız.<br />7- Öğün aralarında yeme isteği doğduğunda, sevdiğiniz bir müziği dinleyin. Araştırmalar, müzik dinlediğinizde de sevdiğiniz bir yemeği yediğinizde de beyninizin aynı bölgesi uyarılıdığını göstermektedir.<br />8- Ayakta hiçbir şey yemeyin.<br />9- Yeşil çay için. Araştırmalar gösteriyor ki, yeşil çay içmek vücuttaki kalorilerin yakılmasında çok etkili. Günde 3 bardak yeşil çay içmeye çalışın.<br />10- Yediğiniz şeye konsantre olun. Televizyon seyrederken, bir şeyler okurken ya da e-maillerinize cevap verirken yemeyin.<br />11- Dışarı çıkın. Günde en az 20 dakika dışarıda oturmaya ya da yürüyüş yapmaya özen gösterin. Çünkü gün ışığı yeme isteğinizi kontrol etmenize yardımcı oluyor.<br />12- Sağlıklı şeyler yiyin. Dışarıda yemek yediğiniz zaman çocuk mönüsü ya da sossuz salata yiyin.<br />13- Kendinizi çok fazla zorlamayın. Diyet programınızı yaparken 1200 kalorinin altına düşmemeye özen gösterin.<br />14- Bahçe işleriyle uğraşın. 1 saat bahçe işiyle uğraşmak 500 kalori yakmanızı sağlar.<br />15- Asansör kullanmak yerine merdivenden çıkın.<br />16- Ev işi yaparak da kalori yakmanız mümkün. Ufak tefek ev işleriyle uğraşın.<br />17- İp atlayın. Bu muhteşem bir egzersizdir ve diğerlerinden daha eğlencelidir.<br />18- Sık ama az yiyin. Akşam mümkünse 19.00 dan sonra yemek yemeyin. Eğer kendinizi çok zorlanmış hissederseniz 1-2 meyve yiyebilirsiniz. Ama abartmayın. Bu uygulamaya vücudunuz bir kaç gün içinde alışacağından çok zorlanmayacaksınız.<br />19- Çikolatayı çok seviyorsanız, her akşam bir parça (küçük tabi ki) çikolata yiyin.<br />20- Kendinizi sıkıntıya sokmayın, her şey beyinde biter.</div>
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2854038535788838324-2765723961214673281?l=dogadansifaya.blogspot.com' alt='' /></div>
<p>
<p><img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/q6-8Bt5d8okr1rlBdvYA6uEx5QI/0/di" border="0" ismap="true"></img><br/><br /><img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/q6-8Bt5d8okr1rlBdvYA6uEx5QI/1/di" border="0" ismap="true"></img></p>
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-8529960806182672935?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gurbuz.org/kalori-yakmanin-yollari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AİDSTEN KURTULMA YOLLARI, AİDS TEDAVİSİ YÖNTEMLERİ</title>
		<link>http://www.gurbuz.org/aidsten-kurtulma-yollari-aids-tedavisi-yontemleri.html</link>
		<comments>http://www.gurbuz.org/aidsten-kurtulma-yollari-aids-tedavisi-yontemleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 May 2010 21:53:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[AİDS]]></category>
		<category><![CDATA[AİDSTEN]]></category>
		<category><![CDATA[KURTULMA]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[yolları]]></category>
		<category><![CDATA[YÖNTEMLERİ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gurbuz.org/aidsten-kurtulma-yollari-aids-tedavisi-yontemleri.html</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;AIDS&#8221; Nasıl Bulaşır? Nasıl Bulaşmaz? Türkçesi &#8220;Edinsel Bağışıklık Yetmezliği Sendromu&#8221; olarak ifade edilen AIDS i, çağımızın en korkunç hastalıklarından biri olarak nitelendirebiliriz. AIDS hastalığının etkeni bir virüs olup kısaca HIV olarak adlandırılmaktadır. Bu virüsün 2 tipi vardır; HIV &#8211; 1 dünyada en yaygın görülen AIDS etkeni virüsüdür. HIV &#8211; 2 ise daha nadir olarak görülür, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="post-body entry-content">
<h3 align="center"><span style="font-family: Helvetica,Arial; font-size: 85%;">&#8220;AIDS&#8221; Nasıl Bulaşır? Nasıl Bulaşmaz?</span></h3>
<p><span style="font-family: Helvetica,Arial; font-size: 85%;">     </span></p>
<p><span style="font-family: Helvetica,Arial; font-size: 85%;"><img src="http://www.tip2000.com/abone/images/aids.gif" alt="aids AİDSTEN KURTULMA YOLLARI, AİDS TEDAVİSİ YÖNTEMLERİ" vspace="2" width="75" align="right" border="0" height="84" hspace="0" title="AİDSTEN KURTULMA YOLLARI, AİDS TEDAVİSİ YÖNTEMLERİ" />Türkçesi &#8220;Edinsel Bağışıklık Yetmezliği Sendromu&#8221; olarak ifade edilen AIDS i, çağımızın en korkunç hastalıklarından biri olarak nitelendirebiliriz. AIDS hastalığının etkeni bir virüs olup kısaca HIV olarak adlandırılmaktadır. Bu virüsün 2 tipi vardır; HIV &#8211; 1 dünyada en yaygın görülen AIDS etkeni virüsüdür. HIV &#8211; 2 ise daha nadir olarak görülür, ancak batı Afrika da sık rastlandığı bildirilmiştir.</span></p>
</p>
<p><span style="font-family: Helvetica,Arial; font-size: 85%;"><b>AIDS</b>, kişiyi hastalıklara karşı koruyan bağışıklık sisteminin zayıflamasından dolayı ortaya çıkan hastalıklar kombinasyonu için kullanılan tıbbi bir tanımdır. <b>Bağışıklık yetmezliği</b>, HIV in neden olduğu enfeksiyon sonrası ortaya çıkar. Bu virüs insanın bağışıklık sistemini bozarak, vücudun normalde dirençli olduğu birçok hastalığa karşı kendini koruyamamasına neden olur. Bağışıklığını kaybetmiş olan insan vücudu, herhangi bir basit solunum yolu enfeksiyonuna, mantar enfeksiyonlarına ve benzerlerine kolayca yenik düşebilmektedir. AIDS, HIV enfeksiyonunun son safhasıdır. </span></p>
<p> <span style="font-family: Helvetica,Arial; font-size: 85%;">HIV / AIDS tüm dünyada hızla yayılmaktadır. Hastalığa ait özellikler; </span></p>
<ul><span style="font-family: Helvetica,Arial; font-size: 85%;"></p>
<li><b>Kan yoluyla ve cinsel ilişkiyle</b> hızla yayılabilmektedir. </li>
<li><b>Kadınlarda ve erkeklerde,</b> yani her iki cinste de görülebilmektedir </li>
<li><b>Her yaştaki</b> insanlarda görülebilir </li>
<li><b>HIV / AIDS</b> in kesin tedavisi halen yoktur </li>
<li><b>HIV / AIDS</b> in henüz koruyucu bir aşısı da mevcut değildir </li>
<p></span></ul>
<p><span style="font-family: Helvetica,Arial; font-size: 85%;">AIDS virüsünü kanında taşıyan kişi ya AIDS taşıyıcısı, ya da AIDS hastası konumundadır. AIDS taşıyıcısı olan bir kişi, hiç bir klinik belirti göstermeden toplum içinde yaşıyabilmektedir. Fakat, belli bir süre sonunda ( ortalama 2 -8 yıl ) taşıyıcı kişi, çeşitli klinik belirtiler göstererek AIDS hastası olmaktadır. AIDS hastasını bekleyen kesin son ise, ( tedavi edici bir ilaç bulunmadığı sürece ) ölümdür.</span></p>
<p> <span style="font-family: Helvetica,Arial; font-size: 85%;"><b>HIV / AIDS in Bulaşma Yolları</b> </span></p>
<ol><span style="font-family: Helvetica,Arial; font-size: 85%;"></p>
<li><b>Cinsel ilişki,</b> kanında HIV taşıyan kişiyle cinsel ilişkide ( vajinal, anal veya oral ) bulunmakla HIV bulaşabilir </li>
<li><b>Kan yoluyla,</b> HIV / AIDS li kişinin kan, kan ürünleri, doku veya organlarının nakliyle bulaşabilir </li>
<li><b>HIV / AIDS</b> li anneden gebeliği süresince veya doğum esnasında bebeğe HIV geçebilmektedir. Daha az oranda olmakla beraber annenin bebeği emzirmesiyle ( anne sütüyle ) bebeğe HIV bulaşabilir </li>
<p></span></ol>
<p><span style="font-family: Helvetica,Arial; font-size: 85%;"><b>HIV Nasıl Bulaşmaz</b></span></p>
<ul><span style="font-family: Helvetica,Arial; font-size: 85%;"></p>
<li>El sıkışma </li>
<li>Sosyal öpüşme ( yanaktan yanağa ) </li>
<li>Kucaklaşma </li>
<li>Başkasının giysisini giyme ile </li>
<li>Tükrük, göz yaşı, ter, öksürük, aksırıkla </li>
<p></span></ul>
<p> <span style="font-family: Helvetica,Arial; font-size: 85%;">HIV bulaşması söz konusu değildir. Yiyeceklerle, aynı tabak, çatal, kaşık, bardak, aynı tuvalet ve banyoyu kullanma, telefon ve benzerlerini kullanmakla HIV / AIDS bulaşmamaktadır.Toplu taşıma araçlarında olduğu gibi ortak ve kalabalık mekanlarda bulunmakla da HIV / AIDS bulaşmaz. Sivrisinek ve her türlü böceğin sokmasıyla da HIV in bulaşmadığı kanıtlanmıştır. </span></p>
<p><span style="font-family: Helvetica,Arial; font-size: 85%;">Yapılan araştırmalarla, hekim ve hemşirelerin olduğu kadar HIV / AIDS li hasta ve hasta yakınlarının da bu konudaki bilgilerinin genelde yetersiz oldukları saptanmıştır. Sağlıkla ilgili her konuda yeterli düzeyde bilgi sahibi olması gereken hemşire ve yardımcı sağlık personeli yanında, hastalığın yayılmasında önemli rolleri olan taşıyıcıların da yayılma ve korunma yolları konusunda bilgi sahibi olması insani bir görev kabul edilmelidir.</span></p>
</p>
</div>
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4415335520925411507-1853949738350659085?l=saglik1000.blogspot.com' alt='' title="AİDSTEN KURTULMA YOLLARI, AİDS TEDAVİSİ YÖNTEMLERİ" /></div>
<h4>İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar</h4>
<ul class="st-related-posts">
<li>AIDS</li>
<li>HIV / AIDS in Bulaşma Yolları</li>
<li>Hepatit</li>
<li>Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlar ve Neden Olan Etkenler</li>
<li>AIDS Virüsünün Bulaşmasını Önleyen Aşı Geliştirildi</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gurbuz.org/aidsten-kurtulma-yollari-aids-tedavisi-yontemleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zehirlenme Sureci ve Yollari</title>
		<link>http://www.gurbuz.org/zehirlenme-sureci-ve-yollari.html</link>
		<comments>http://www.gurbuz.org/zehirlenme-sureci-ve-yollari.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 10 May 2010 21:56:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sureci]]></category>
		<category><![CDATA[yolları]]></category>
		<category><![CDATA[Zehirlenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gurbuz.org/zehirlenme-sureci-ve-yollari.html</guid>
		<description><![CDATA[Zehirlenme Süreci ve YollarıZehirlenme olayı ile 24 saatten kısa bir süre içinde karşılaşılmışsa, &#8216;Akut Maruz Kalma&#8217;dan söz edilir. İnhalasyon yolu ile zehirlenmelerde bu süre 4 sa&#173;ate kısalır. Bir aydan kısa süre içinde tekrarla&#173;yan doz veya olaylar Subakut, 1-3 ay arası süre içinde tekrarlar Subkronik, 3 aydan daha uzun süre içinde tekrarlar ise Kronik Zehirlenme tanımına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:verdana;"><strong>Zehirlenme Süreci ve Yolları</strong></span><br /><span style="font-family:verdana;"><br />Zehirlenme olayı ile 24 saatten kısa bir süre içinde karşılaşılmışsa, &#8216;Akut Maruz Kalma&#8217;dan söz edilir. İnhalasyon yolu ile zehirlenmelerde bu süre 4 sa&shy;ate kısalır.</p>
<p>Bir aydan kısa süre içinde tekrarla&shy;yan doz veya olaylar Subakut, 1-3 ay arası süre içinde tekrarlar Subkronik, 3 aydan daha uzun süre içinde tekrarlar ise Kronik Zehirlenme tanımına girer.</p>
<p>ZEHİRLENME YOLLARI</p>
<p>Oral veya gastrointestinal yol: En sık rastlanan yoldur.Vücuda girişin ve emilimin uzun bir yoldan yapılması ve bazı sistemlere göre daha yavaş olması, hepatik  metabolizma  yolunun  varlığı nedeniyle tedaviye iyi cevap alınır.</p>
<p>İnhalasyon veya solunum yolu: Vücuda giriş zorunlu, hızlı ve çok kısa ve geniş bir alandan emilim sağlandı&shy;ğından bu yolla zehirlenmelerde tedavi süreci ve olanakları çok kısıtlıdır. Ölüm oranı çok yüksektir. Ya da kronik hasta&shy;lıkları hazırlarlar.</p>
<p>Deri ve mukozalar: Deri vücudu&shy;muzun güçlü bir örtüsü olma özelliğini, bazı vücut bölgelerinde ve bazı madde&shy;lere karşı kaybeder ve çok emici bir ya&shy;pı durumuna gelir. Deri yüzeyinden emilen çeşitli ilaçlar için yararlı olan bu durum, zehirlenmelerde çok tehlikeli boyutlara ulaşabilir. Kazalarda ve kim&shy;yasal savaşlarda, solunum yolu kadar önem kazanır, özellikle vücudun açık bölgeleri ve saçlı deri zehirin alınıp ta&shy;şınmasında önemli rol oynarlar. Muko&shy;zalar da ise emilim çok hızlı olduğun&shy;dan özellikle baş bölgesinde bulunan duyu organlarımızın yüzeyini kaplayan mukozalar, zehirin merkez sinir sistemi&shy;ne hızla taşınmasını sağlarlar bu yüzden korunması gereken en önemli vücut alanlarıdır. Yüksek letalite ve kronik hastalık nedenidir.</p>
<p>Damar içi Yolu: Çok hızlı ve kısa yolla vücuda giriş sağlar. Uyuşturucu kullananlarda ve bazen de hatalı tıp uy&shy;gulamaları sonucu ortaya çıkar. Yüksek oranda ölümle sonuçlanır.</p>
<p>Resmi kayıtlara göre, ABD.&#8217;nde yılda 5.000-10.000 kişinin zehirlendiği belirtilmektedir. Alkol ve İlaç alınımına bağlı (antihistaminiklerle) otomobil ka&shy;zaları daha yüksek oranda saptanmıştır. Ekonomik boyutu da göz önüne alınır&shy;sa, toplumlara zehirlenmelerin ne denli zarar verdiği anlaşılabilir.</p>
<p>Ev ve sanayi kazalarına neden olan akut karbonmonoksit zehirlen-meleri&#8217;nde ise eğer kan gazı analizi ya&shy;pılmazsa, normal ölüm olarak nitelendirilebilir, bu da adli bazı yanlışlıklara yol açabilir.</span>
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7447880682415753820-851703142599000772?l=zehirlenme.blogspot.com' alt='' /></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gurbuz.org/zehirlenme-sureci-ve-yollari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Selülit tedavi etme yolları</title>
		<link>http://www.gurbuz.org/selulit-tedavi-etme-yollari.html</link>
		<comments>http://www.gurbuz.org/selulit-tedavi-etme-yollari.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Apr 2010 18:53:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[etme]]></category>
		<category><![CDATA[Selülit]]></category>
		<category><![CDATA[TEDAVİ]]></category>
		<category><![CDATA[yolları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gurbuz.org/selulit-tedavi-etme-yollari.html</guid>
		<description><![CDATA[Selülit derinin alt tabakasında, yağ dokusunun hemen çevresinde oluşan ve derinin üst bölümünde pütür pütür görüntü bırakan bir hastalıktır. Kadınların korkulu rüyası olan ve bir güzellik kusuru olarak kabul edilen selülite karşı önlemler alınmalıdır. BESLENME Beslenme ne kadar fazla tek yönlü olursa, selülite o kadar çabuk aday olursunuz. Özellikle de fast fooda ve hazır yemeklere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Selülit derinin alt tabakasında, yağ dokusunun hemen çevresinde oluşan ve derinin üst bölümünde pütür pütür görüntü bırakan bir hastalıktır. Kadınların korkulu rüyası olan ve bir güzellik kusuru olarak kabul edilen selülite karşı önlemler alınmalıdır. </p>
<p>BESLENME </p>
<p>Beslenme ne kadar fazla tek yönlü olursa, selülite o kadar çabuk aday olursunuz. Özellikle de fast fooda ve hazır yemeklere karşı olan eğilimimiz dokuları kötü yönde etkiliyor.Hayvansal yağlar, şeker ve tuz da en kötü düşmanlarımız. Bunlar yağ hücrelerini şişiriyorlar, dokularda su yapıyorlar ve vücudun atıklardan temizlenmesini önlüyorlar. Özellikle de yağlar doyma hissini büyük ölçüde etkiliyor. Örneğin, mayonezli patates salatası veya kızartması yerken &#8220;doydum&#8221; sinyali karbonhidratlı bir öğünden (örneğin spagetti) çok daha geç gelir. Sonuçta daha fazla yeriz ve dokulardaki yağ depolarını aşırı derecede besleriz. Hücreler şekilsiz bir kütle haline gelir ve on kat daha büyür. Bu nedenle yemek listenizde taze, yağsız ve besleyici maddeleri fazla olan yiyecekler bulunmalıdır. Meyve, sebze, kepek, çavdar ürünleri ve baklagiller gibi. Bu besinlerde bir yanda dokuları atık maddelerden temizleyen, öte yanda hücrelere besleyici maddelerin naklini çabuklaştıran fazla miktarda potasyum vardır. Portakal, muz, karpuz, avokado, havuç, şalgam, fasülye, bezelye ve patates fazla miktarda potasyum içerirler. </p>
<p>BAKIM </p>
<p>Günümüzün yeni antiselülit kremleri deriye hemen giriyor ve doğrudan doğruya yağ hücrelerini etkiliyor. Etkili maddelerin bazıları yağ depolarını bloke eder, bir kısmı trafik polisi gibi etki yapar, yağ alımını ve naklini ayarlar. Baş aktörlerin biri de kafeindir. Kafein yağıayrıştıran enzimleri harekete geçirir ve bununla birlikte lenf akışını kolaylaştırır. Su en iyi temizleyici maddedir. Bol su içmek dokuları zehirli ve atık maddelerden temizler. Ayrıca kalsiyum, potasyum, demir ve magnezyum gibi maddeler dokuları sıkılaştırırlar. Bunların etkisini dışarıdan kullanılan antiselülit ürünleri kuvvetlendirir. Aynı zamanda vücudun atıklardan temizlenmesinde de etkili olur. </p>
<p>MASAJ </p>
<p>Selülitte özellikle de etkili olan insanın kendi yaptığı drenajdır. Bu nedenle kendi kendinize şu masajı yapın: Masaja okşama hareketleriyle başlayın. Üst uyluklara önce bir, sonra iki elinizle yumuşak bir şekilde aşağıdan yukarı doğru kalçalarınıza kadar masaj yapın. Daha sonra derinizi sıkıştırmadan baş ve işaret parmaklarınızın arasına alın ve yoğurur gibi masaj yapın ve bu arada dizlerin iç tarafını unutmayın. Antiselülit kremlerinin dokulara etkisi, daha önce masaj yapıldığı takdirde iki kat daha fazla olur. Nedeni, lenf ve kanın harekete geçmesidir. </p>
<p>DURUŞ </p>
<p>Yüksek topuklar, yanlış yürüme hareketleri, kambur oturma&#8230; Bunlar selülite yol açan nedenlerdir. Çünkü bu saydıklarımız toplardamarlarda ve lenf damarlarında kanın geriye doğru akışını olumsuz yönde etkilerler.Özellikle de yanlış bir oturma şeklinde iç organlar sıkışır. Sonuçta zehirli maddeler vücuttan o kadar çabuk çıkmaz ve atık maddeler dokularda toplanır. Ve deri gevşer, çukurlar oluşur. Bu nedenle her zaman şunu düşünün: Karın içeri, göğüsler dışarı. Dik durma vücudu uzatır ve daha zayıf görünürsünüz. Oturuş için de aynı şey geçerlidir: Duruş hatalarını bilinçli olarak dengelemek için sırt egzersizlerinin yararı vardır. Haftada iki kere jogging ve bisiklete binmeyle buna yardımcı olun. </p>
<p>ENZİMLER </p>
<p>Enzimler tam bir yağ yiyicidirler. Bu enzimler elmada vardır ve yiyeceklerin hiçbir engelle karşılaşmadan değerlendirilmesini ve nakledilmesini sağlarlar. Böylelikle yağ depolarında daha az birikirler. Elmayı iyice çiğneyin, çünkü enzimlerin faaliyeti ağızda başlar. </p>
<p>UZMAN YARDIMIYLA TEDAVİ </p>
<p>Çeşitli etkili yöntemlerle selülit artık kesinlikle tedavi ediliyor. Selülit tedavisinin tıbbii tedavi şekilleri </p>
<p>·       Tıbbi masajlar : Selülit tedavisinin en önemli ayağı masajdır. Çünkü masaj kan ve lenf dolaşımını harekete geçirir ve dokuların taze oksijen ile dolmasını sağlar. Selülit tedavisinde etkili olan iki tür masaj vardır. Dolaşım masajları: Kan ve lenfatik dolaşıma yöneliktir. Bu masaj deri altı kan dolaşımını aktive ederek, dokunun canlanmasını sağlar. Lenfatik drenaj masajları: Bu masajlar özellikle lenf dolaşımı üzerinde etkilidir. Masajın, hem elle, hem de aletle uygulanan şekilleri vardır. Elle olan daha yüzeysel olurken, aletli masajın derinlemesine bir etkisi vardır. Her iki masaj sonunda hücrelere bolca oksijen gider ve toksinlerin vücuttan atılması kolaylaşır. </p>
<p>·       Akupunktur: Organizmanın değişik fonksiyonlarının hepsinin kumandası kulakta bulunur. Akupunktur ile bu fonksiyonlar harekete geçirilir. Bu fonksiyonların arasında su birikmesine neden olanlar da aktive edilir. </p>
<p>·       Ozon terapi-Ozon banyosu: Ozon terapi, hücre oksijenlenmesini baz alarak, başarılı bir şekilde selülit tedavisinde de uygulanır. Artıklarla dolu olan selülit hücrelerini oksijen ile temizlemeye yönelik bir programdır. Ozon terapi bir kabın içerisinde gerçekleşir. Bu sırada ozon buharın epiderm tabakaya kadar girip o bölgenin oksijen ile dolmasını sağlayarak, dokusal kan dolaşımını aktive eder. </p>
<p>·       Lazer terapi: Lazer terapi ikiye ayrılır; soğuk lazer ve sıcak lazer. Soğuk lazer, helyum neon lazer olarak da anılır, selülitli bölgedeki hücreler üzerine uygulanır. Lazer, burada hücreleri geçerek değişimleri hızlandırıp, o bölgede su tutulmasını engeller. Sıcak lazer, selülitin oluştuğu hareketsiz bölgeye uygulanarak, orada bulunan dokuların dolaşımını sağlar. </p>
<p>·       Ultrason: Kadındaki hemen hemen farkedilemeyecek kadar küçük yağları bile derinliğine yakalayıp, parçalamayı başarır. Daha fazla yağlanmanın olduğu bölgelerde de daha derine gidilerek lenfleri uyarır ve yine parçalar. </p>
<p>·       Basınç terapisi: Bu metodda bacaklar sarılır. Hava basıncı ile çalışan bir odaya girilir. Çok dikkatlice yavaş yavaş, hava basıncı azaltılır. Bununla da lenfatik dolaşım ve kan dolaşımı harekete geçer. Tabi burada önemli olan kişiye özel bir programlama yaparak, herkesin ihtiyaçlarına uygun bir tedavi uygulamaktır. </p>
<p>·       Mezoterapi: Bu yöntemde, sıvı haldeki ilaçların şırınga darbeleriyle uygulanması esastır. Daha yeni bir versiyonu da homeopati yöntemini kullanarak, tahmin sistemini çalıştırmak ve öngörüden yararlanarak uygulama yapmaktır. Hiç yan etkisi olmayan naturel maddelerden faydalanılır. Bu yöntem, kan toplanmalarını da önler. </p>
<p>·       Lipoelektro: Bu, uzun iğnelerden yararlanmak suretiyle yapılan bir yöntemdir. Uzun, çok ince uçlu ve keskin iğnelerle uygulanır. Elektro ile yağlı bölge arasında bir bağlantı kurulur. Çok düşük düzeyde çalıştırılarak, selülitli bölge üzerinde çalışılır. Bu bölge üzerinde, düzenli ve sık aralıklarla işlem yapılır. İğne, selülitli bölgedeki yağları parçalar ve yağları ortaya çıkartır ve aşırıya kaçmadan bunlar boşaltılır</p>
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1335337508083713177-8261924308522676925?l=rejimdiyet.blogspot.com' alt='' title="Selülit tedavi etme yolları" /></div>
<h4>İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar</h4>
<ul class="st-related-posts">
<li>Selülit ile Başetme</li>
<li>TAYLAN KÜMELİDEN TAVSİYELER</li>
<li>Elmayı Kabuğuyla Yemek, Kanseri Önleyebilir</li>
<li>Ekosistem ve Ekolojik Nis Nedir</li>
<li>Ebru Şallı Cildi İçin Çimen Suyu İçiyor</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gurbuz.org/selulit-tedavi-etme-yollari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

