Kabizlik Hastaligi ve Sorunu

Kabızlık Hastalığı ve Kabızlık Sorunu

Kabızlığın tanımı iki farklı yaklaşım ile açıklanmıştır; fakat, üçüncü bir yaklaşım ise kaynağına göre kabızlıktır. Gerçekten kabızlıktan deÄŸil kabızlıklardan konuÅŸ­malıdır. Kabızlık olgularının büyük bir kısmında, kabızlığın bizzat kendisi bir has­talık olmayıp bir belirtidir. Yani bir baÅŸka soruna, sıklıkla sindirim dışı, örneÄŸin, besinsel dengesizliklere baÄŸlı bir belirtidir.

Dolayısıyla kabızlığın kesin olarak yok edilebilmesi için ancak tek bir çare vardır. Bu da onun kaynağına inmek, yani onu meydana getiren bozukluÄŸu düzeltmektir. YumuÅŸatıcı alımının, kabızlığın belirtisi üzerine kısa bir etkisi vardır; ama, sorunu tamamen kökünden çözmez. Bundan baÅŸka, kabızlığa bir yeni tehlike de eklenir. Bu tehlike, sindirim tüpünü tahriÅŸ eden, bu yumuÅŸatıcıların alımına baÄŸlı karışıklıklardır. Hastalık ve belirtileri arasındaki bir benzerlik kurulabilir. Vücut ısısının artmasıyla bir benzerlik kurulabilir. Vücut ısısının artması, örneÄŸin bir enfeksiyon gibi bir baÅŸka bozukluÄŸun varlığına uyan bir belirtidir. Böylece esas nedeni tedavi etmeksizin, ateÅŸe karşı bir ilaç alırsanız, bilakis size hiçbir yararı ol­mayacaktır. Gerçekten ateÅŸ, organizmanın enfeksiyona karşı savaÅŸması için bir ça­redir. AteÅŸ çok yükseldiÄŸi zaman mikroplar artık çoÄŸalamaz. Åžu halde her ÅŸeyden önce hastalığı, yani bu örnekte olduÄŸu gibi, sadece belirtiyi, yani ateÅŸi deÄŸil, enfek­siyonu tedavi etmelidir.

Sağlık Kabızlık

Buradan, kabızlık sorunu olan hastaların aynı zamanda bir hastalığı da olduÄŸu so­nucu çıkarılabilir mi? Gerçekte kabızlık, kelimenin tam anlamıyla, genel bir hasta­lığın sonucu olmayıp, farklı dengesizlikler ve özellikle yaÅŸam biçimi ve beslenme düzensizlikleriyle meydana gelmektedir. Özet olarak, kabızlık çok farklı koÅŸullarda oluÅŸabilir:

” Görünürde bir neden olmaksızın oluÅŸursa buna “birincil kabızlık” denir. Bu durumda “kabızlığın bizzat kendisi bir hastalıktır”.

Kabızlık bir baÅŸka hastalığın ya bizzat sindirim tüpünün ya da organizmanın öteki kısımlarına ve özellikle bağırsaklar üzerine yansıyan bir baÅŸka organ hastalığının bir belirtisidir; “ikincil kabızlık” olarak adlandırılır.
Fakat daha çok, kabızlık beslenme alışkanlıkları ve yaÅŸam tarzından kay­naklanmaktadır.
Kabızlığın sınıflamasını ayrıntılı olarak incelemeden önce sindirim sisteminin normal işlev mekanizmasını ve dışkılamayı anlatmak gereklidir.

Sindirim Sistemi Çalıştığı Zaman ve kabız adam

Sindirim sistemi karışık ve ayrışık bir organdır. Çapı, deÄŸiÅŸik seviyelere göre çok farklı ve 5 metre kadar uzunluÄŸu olan bir boru söz konusudur. Dış ortam ile ağız ve dışkılık aracılığıyla ilgilidir. Buna karşılık, her ne kadar içeriÄŸi organizmanın bir parçası ise de, iç ortam ile hiçbir bağı yoktur. Sindirim borusunun içerdiÄŸi unsurlar ile kan arasındaki bütün deÄŸiÅŸimler, bağırsak duvarı hücreleri aracılığıyla yapılır. DiÄŸer bir anlatımla, besinler organizmaya doÄŸrudan girmezler. Fakat uzun süre sindirim borusu içinde kalırlar ve burada çok sayıda deÄŸiÅŸikliÄŸe uÄŸrarlar. Büyük par­Ã§alar kısmen daha basit ve küçük, özümlenebilen besin maddelerine dönüştürülür. Sadece bu duruma gelmiÅŸ besinler bağırsak hücreleri tarafından kabul edilebilir ve böylece organizmaya geçebilirler. Bu durumda gıdaların vücuda giriÅŸi iki aÅŸamalı bir iÅŸlevdir: Sindirim ve emilme.

Sindirim: Besinlerin, özümlenebilen besin maddelerine dönüşebilmesi için sindirim sisteminde uÄŸradıkları deÄŸiÅŸimlerin tümüne “sindirim” denilir. Sindi­rimde mekanik olaylar (bağırsak hareketleriyle öğütmek) kadar kimyasal (bağır­sak enzimlerinin etkileri) etkiler de söz konusudur.

Bazı besinler yapısı gereği, örneğin lifler, sindirilemez ve özümsenemezler. Bunlar dolgu maddesi olarak bağırsak geçişi için gereklidir.

Sindirim sistemi, gıdalara etkisi ve morfolojik yapıları bakımından çok farklı bö­lümlerden oluÅŸurlar

Yorum Yapın

Mesajınız